Danıştay 8. Dairesinin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, İzmir'de aracıyla hız sınırını aştığı gerekçesiyle Ahmet Dokucu adına, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında 1506 lira idari para cezası uygulandı.
Davacı, cezanın haksız olduğunu ileri sürerek kaldırılması istemiyle Menemen Sulh Ceza Hakimliğine itiraz etti.
İTİRAZ SÜRECİNDE ÖDEME EMRİ DÜZENLENDİ
Yargı süreci devam ederken, cezaya ilişkin idari yaptırım tutanağı tahsilat amacıyla Taşıtlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderildi ve davacı adına ödeme emri düzenlendi.
Sulh Ceza Hakimliği, trafik cezasına yapılan itirazı reddetti. Davacının, ceza kesinleşmeden düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle İzmir 2. İdare Mahkemesinde açtığı dava da reddedildi.
DANIŞTAY HUKUKA AYKIRI BULDU
İdare mahkemesinin kararının kesinleşmesinin ardından Danıştay Başsavcılığı, kesinleşmeyen idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasını talep etti.
Başvuruyu inceleyen Danıştay 8. Dairesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini birlikte değerlendirdi.
KESİNLEŞMEYEN CEZA TAHSİL EDİLEMEZ
Kararda, idari para cezalarına karşı sulh ceza hakimliğine yapılan başvuruların ardından cezanın ancak yargı sürecinin tamamlanmasıyla kesinleşeceği vurgulandı.
Takip işlemlerini yürüten idarenin kamu alacağının kesinleşip kesinleşmediğini resen incelemekle yükümlü olduğuna işaret edilen kararda, yargı süreci devam ederken ve ceza kesinleşmeden ödeme emri düzenlenerek tahsil aşamasına geçilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi.
KARAR OY BİRLİĞİYLE ALINDI
Danıştay 8. Dairesi, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz istemini kabul ederek, İzmir 2. İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararını hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına oy birliğiyle bozdu.
Kararın bir örneği ilgili bakanlıklara gönderildi.





