Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdiği yazısında Meclis’in yetkisi, halkın onayı ve Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) süreçteki konumuna ilişkin görüşlerini açıkladı.
“TBMM YENİ ANAYASA YAPMAYA MUKTEDİRDİR”
Uçum, Meclis’in yalnızca mevcut anayasanın tanımladığı yetkilerle değerlendirilmesine karşı çıktı. TBMM’nin halkı temsil etme yetkisinden hareketle yeni anayasa hazırlayabileceğini savundu. Meclis’in bu süreçte “asli kurucu iktidar” değil, halk adına hareket eden “temsili kurucu irade” niteliği taşıyacağını belirten Uçum, asli ve tali kurucu iktidar ayrımının geleceği bağlayan değişmez bir kural sayılamayacağını ifade etti.
HALKIN ONAYINA SUNULMASINI VURGULADI
Hazırlanacak anayasanın halkın onayına sunulmasının önemine dikkat çeken Uçum, demokratik meşruiyetin temel güvencesinin halk iradesi olduğunu söyledi. Uçum, yeni metin hazırlanırken tarihsel ve ulusal değerlerin, demokratik kazanımların, temel hakların ve değiştirilemezlik ilkesinin dikkate alınması gerektiğini de kaydetti.
AYM İÇİN İKİ AYRI FAALİYET AYRIMI
Uçum’un yazısında öne çıkan görüşlerden biri, AYM’nin denetim yetkisine ilişkin oldu. Meclis’in mevcut anayasa kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin denetime tabi olacağını belirten Uçum, halk adına yeni anayasa hazırlama çalışmalarının ise bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini ileri sürdü.
Uçum’a göre bu yaklaşım kabul edildiğinde AYM, yeni anayasa sürecini şekil bakımından dahi denetleyemeyecek.
SÜRECİN YÖNTEMİ NASIL BELİRLENECEK?
TBMM’nin süreci bir Meclis kararıyla başlatabileceğini veya yöntemi düzenleyen bir kanun çıkarabileceğini savunan Uçum, 175’inci maddedeki usulün kullanılmasının da yeni anayasa yapımını anayasa değişikliğine dönüştürmeyeceğini belirtti.
Yüksek yargı mensuplarının görüşlerinin alınabileceğini ifade eden Uçum, bunun danışma niteliğinde olması gerektiğini söyledi.





