Kapalıçarşı soruşturması kapsamında, “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” suçundan haklarında dava açılan 36’sı firari 504 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada savunma yapan eski Boluspor Kulübü Başkanı Abdullah Abat, sponsorluk kapsamında hesabına gelen paraları kulübe aktardığını savunurken, sanık Emre Keleş de suç örgütü yöneticisi olduğu iddiasını reddetti.
DURUŞMADA 30 SANIĞIN SAVUNMASI ALINDI
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.
Mahkeme hakimi, talepler ve tutukluluk durumlarına ilişkin ara kararını yarın açıklayacağını belirterek duruşmayı erteledi. Duruşmada bugün 30 tutuksuz sanığın savunması alındı.
ESKİ BOLUSPOR BAŞKANI ABAT: PARALARI KULÜBE AKTARDIM
Tutuksuz sanık Abdullah Abat, bir dönem Boluspor Kulübü Başkanlığı yaptığını ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev aldığını belirterek, “kara para aklama” ve “suç örgütü üyeliği” suçlamalarıyla ilgisinin bulunmadığını öne sürdü.
Kulübün borçları ve transfer yasakları nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşadığı dönemde, çeşitli yetkililerin katıldığı toplantının ardından bir firmayla 3 milyon 750 bin liralık reklam ve sponsorluk sözleşmesi imzaladıklarını anlatan Abat, sözleşmeler için Türkiye Futbol Federasyonundan uygunluk yazısı alındığını kaydetti.
Banka hesabında yedi işlemle 1 milyon 642 bin liralık para transferi yapıldığına ilişkin iddialara değinen Abat, söz konusu tutarın sponsorluk bedelinden kaynaklandığını ve Boluspor'un hesaplarına aktarıldığını savundu.
Kulübün hesaplarına eski yönetimlerden kalan hacizler nedeniyle yeni hesap açtıklarını belirten Abat, bloke ihtimaline karşı sponsorluk bedelinin kalan kısmının kendi hesabına gönderildiğini ifade etti.
409 BİN LİRAYI ŞİRKETE İADE ETTİĞİNİ SÖYLEDİ
Abat, 14 Ocak 2022'de yapılan ve toplam 409 bin lirayı bulan iki para transferinin mükerrer olduğunun kendilerine bildirildiğini belirterek, bu tutarı şirkete geri gönderdiğini söyledi.
19 Ocak 2022'de “Boluspor reklam sözleşmesi” açıklamasıyla hesabına gelen başka bir tutarı da yaklaşık 30 dakika sonra kulübün hesabına aktardığını savunan Abat, paranın olası bloke riskine karşı avroya çevrilerek futbolcuların ödemelerinde kullanıldığını ve buna ilişkin dekontları mahkemeye sunduğunu belirtti.
Sponsorluk anlaşmasından kalan alacağın ödenmemesi üzerine kulübün SGK primi ve kira ödemelerinin aksamaması için kendi hesabından 193 bin lira aktardığını anlatan Abat, dört gün sonra firma tarafından hesabına 191 bin 519 lira gönderildiğini kaydetti.
Abat, sponsorluk kapsamında şahsi hesabına gelen paralardan menfaat sağlamadığını, firmanın suçtan gelir elde ettiğini bilmediğini ve mal varlığının eczacılık faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerden oluştuğunu öne sürerek beraatini istedi.
KELEŞ, SUÇ ÖRGÜTÜ YÖNETİCİLİĞİ SUÇLAMASINI REDDETTİ
Tutuksuz sanık Emre Keleş de iddianamede suç örgütü yöneticisi olarak gösterildiğini belirterek, hayatının hiçbir döneminde bir suç örgütüne üye olmadığını veya yöneticilik yapmadığını savundu.
Uzun yıllar Kapalıçarşı'da döviz alım satımıyla uğraştığını anlatan Keleş, sanık Murat Dönmezoğlu ile ilişkisinin ticari işlemlerden ibaret olduğunu ve kendisiyle 8-9 kez işlem yaptığını söyledi. Keleş, Dönmezoğlu'nun paralarının kaynağını bilmediğini ileri sürdü.
Dönmezoğlu'nun yasa dışı bahisten elde ettiği paraları kripto varlıklara dönüştürdüğü ve bu işlemlerin organizasyonunda merkezi rol üstlendiği yönündeki suçlamaları reddeden Keleş, doğrudan kripto para satışı yapmadığını, Kapalıçarşı'daki işletmelerden aldığı fiyat tekliflerini müşterilere küçük bir kar marjıyla sunarak aracılık yaptığını ifade etti.
KRİPTO PARA CÜZDANLARININ KENDİSİNE AİT OLMADIĞINI İDDİA ETTİ
Suç örgütü içi haberleşme olarak değerlendirilen mesajlaşmaların fiyat tekliflerine ilişkin olduğunu savunan Keleş, MASAK raporlarında kendisiyle ilişkilendirilen kripto para cüzdanlarının kendisine veya aile bireylerine ait olmadığını öne sürdü.
İddianamede kendisiyle ilişkilendirilen bir kripto varlık adresine 10 bin 194 USDT transfer edildiği iddiasına da değinen Keleş, paranın kendisine ait hangi hesaba ve kim tarafından gönderildiğinin tespit edilmediğini savundu.
Hesaplarına gelen paraların kaynağının belli olduğunu ve kendisine ait kripto para cüzdanı bulunmadığını ileri süren Keleş, üçüncü kişilere kripto varlık gönderdiği iddialarını da kabul etmeyerek beraatini talep etti.
Diğer bazı tutuksuz sanıklar ise adlarına kurulan şirketler üzerinden gerçekleştirilen işlemlerden haberdar olmadıklarını ve maddi, manevi zarara uğradıklarını savundu. Bazı sanıklar da banka hesaplarının diğer sanıklar tarafından kiralama yöntemiyle kullanıldığını ileri sürdü.
İDDİANAMEDE ORTAK BİR PARA AKLAMA SİSTEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Forex yatırım dolandırıcılığı faaliyetleri kapsamında Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu'nun elebaşılığını yaptığı örgütün suç gelirlerini akladığına ilişkin MASAK tespitlerine yer verildi.
İddianamede, Türkiye genelinde gerçekleştirilen Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis ve çeşitli nitelikli dolandırıcılık suçlarından elde edilen gelirlerin profesyonel bir aklama sistemi aracılığıyla finansal sisteme dahil edildiği belirtildi.
Banka kayıtları, MASAK analizleri, GSM verileri, dijital materyaller, şirket hareketleri ve müşteki beyanlarının birlikte değerlendirildiği iddianamede, farklı suçlardan elde edilen gelirlerin ortak bir finansal dolaşım sistemi içerisinde birleştirildiği değerlendirmesi yapıldı.
SAHTE İLANLAR VE KLONLANMIŞ İNTERNET SİTELERİ KULLANILDI
İddianamede, müştekilerin araç, villa, bungalov kiralama, telefon ve elektronik ürün satışı gibi içeriklerle yayımlanan sahte ilanlar üzerinden dolandırıldığı aktarıldı.
Bazı olaylarda TOGG ön sipariş sistemi, BİMCELL ödeme ekranı, araç sigortası yenileme sistemi, GSM operatörlerinin ödeme ekranları ve kurumsal firmaların internet siteleri taklit edilerek sahte arayüzler oluşturulduğu kaydedildi.
Bazı müştekilerin ise yatırım danışmanı, banka görevlisi, polis, savcılık personeli, sigorta temsilcisi veya kripto platformu yetkilisi gibi davranan kişiler tarafından yönlendirildiği belirtildi. Sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi, evden çalışma ve kazanç vaatleri ile çekiliş ve ödül senaryolarının da dolandırıcılık yöntemleri arasında yer aldığı ifade edildi.
504 SANIK HAKKINDA HAPİS CEZASI İSTENİYOR
İddianamede, 36'sı firari, 134'ü tutuklu olmak üzere toplam 504 sanığın yargılandığı dosyada, firari Türker Ak'ın suç örgütü elebaşı, tutuklu Murat Dönmezoğlu'nun ise örgüt yöneticisi olduğu belirtildi.
Bu iki sanık hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “zincirleme şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından 15 yıldan 34 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Diğer sanıkların da “örgütlü olarak suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması istendi.





