Ege'de Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanabilecek olası bir gerilimin askeri çatışmaya dönüşmesi halinde ortaya çıkabilecek tablo, Yunan basınında yeniden tartışılıyor. Ta Nea'nın 27 Eylül tarihli haberinde, Yunanistan Genelkurmay Başkanı Dimitrios Houpis'in daha önce dile getirdiği “stratejik derinlikte önleyici vuruş” yaklaşımından hareketle dört aşamalı bir senaryo ele alındı. Model, Yunanistan'ın ilan edilmiş resmi savaş planı olarak değil, askeri analistlerin ve kaynakların değerlendirmelerine dayanan varsayımsal bir çatışma senaryosu olarak aktarıldı.
İLK AŞAMADA EGE'DE GERİLİM VARSAYILIYOR
Senaryonun başlangıç noktası, Türkiye ile Yunanistan arasında Ege ve deniz yetki alanları nedeniyle uzun süre devam eden bir gerilim. Bu varsayımda Türkiye'nin Ege kıyılarındaki askeri hareketliliğini artırdığı, çıkarma unsurlarının hazırlandığı ve insansız hava araçları ile uzun menzilli silah sistemlerinin yüksek alarm seviyesine geçirildiği bir tablo çiziliyor.
Yunanistan'ın kendi istihbarat imkanları ile müttefiklerinden gelebilecek uydu ve istihbarat verilerini değerlendirerek bir saldırının yakın olduğu sonucuna ulaşması durumunda “önleyici vuruş” seçeneğinin gündeme gelebileceği ileri sürülüyor.
İKİNCİ AŞAMADA ELEKTRONİK HARP VE HAVA SALDIRISI
Senaryonun ikinci aşamasında eş zamanlı bir askeri harekat ihtimali ele alınıyor. Yunan elektronik harp unsurlarının Türkiye'nin Ege kıyılarındaki radar, haberleşme ve insansız hava aracı kontrol sistemlerini aksatmaya çalışabileceği değerlendiriliyor.
Aynı anda Rafale ve F-16 Viper savaş uçaklarının uzun menzilli mühimmatlarla belirli askeri tesislere yönelik saldırılar gerçekleştirebileceği öne sürülüyor. Deniz ve füze unsurlarının ise Türk donanmasının hareket kabiliyetini sınırlandırmaya çalışabileceği varsayılıyor.
Haberde bazı askeri havaalanları ve çıkarma unsurları da olası hedefler arasında değerlendiriliyor. Bunların ilan edilmiş hedefler değil, senaryo kapsamında ele alınan varsayımlar olduğu özellikle belirtiliyor.
ÜÇÜNCÜ AŞAMADA TÜRKİYE'NİN KARŞILIĞI HESAPLANIYOR
Üçüncü aşamada Türkiye'nin hava, füze ve insansız hava aracı unsurlarıyla karşılık vereceği varsayılıyor. Yunanistan'ın bu durumda Patriot sistemleri ile yeni nesil hava ve füze savunma unsurlarını kullanarak Türkiye'nin karşılığının etkisini azaltmaya çalışacağı öne sürülüyor. Deniz platformlarının da hava savunmasına destek vermesi senaryonun parçaları arasında yer alıyor.

İLK 24 SAAT NEDEN KRİTİK?
Senaryonun en dikkat çeken bölümü çatışmanın ilk 24 saatine ilişkin. Modelde yoğun ve ani bir ilk saldırının ardından Türkiye'nin bazı hava ve deniz unsurlarının hareket kabiliyetinin önemli ölçüde sınırlandırılabileceği varsayılıyor. Böylece çatışmanın uzun süreli bir savaşa dönüşmeden kontrol altına alınabileceği öne sürülüyor.
Sonraki aşamada ABD, NATO ve Avrupa Birliği'nin ateşkes için devreye girebileceği, Yunanistan'ın ise ilk saatlerde elde ettiği varsayılan askeri avantajı müzakere sürecine taşımaya çalışabileceği değerlendiriliyor.
HOUPIS DAHA ÖNCE 'ÖNLEYİCİ VURUŞ' DEMİŞTİ
Yunanistan Genelkurmay Başkanı Dimitrios Houpis, daha önce modern savaş ortamında stratejik derinlikte bulunan askeri hedeflere yüksek hassasiyetle müdahale edebilmenin öneminden söz etmişti. Houpis, Yunan Silahlı Kuvvetlerinin gerektiğinde “stratejik nitelikte önleyici vuruşlar” gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip olması gerektiğini belirtmiş ve bu yaklaşımı caydırıcılığın bir parçası olarak değerlendirmişti.
ABD, FRANSA VE İSRAİL SENARYODA NEREDE?
Modelde müttefik ülkelerden sağlanabilecek uydu ve istihbarat verileri üzerinde duruluyor. Ancak ABD, Fransa veya İsrail'in Yunanistan'la birlikte Türkiye'ye saldıracağı yönünde doğrulanmış ya da açıklanmış bir plan bulunmuyor.
ABD ve NATO, senaryoda daha çok olası bir çatışmanın ardından diplomatik müdahale ve ateşkes sürecinde devreye girebilecek aktörler olarak değerlendiriliyor. Fransa ile Yunanistan arasındaki savunma iş birliğinin olası bir krizde nasıl işleyeceği de tartışılıyor.
İsrail ile Yunanistan arasındaki askeri iş birliğine de değinilirken, İsrail'in Türkiye'ye karşı ortak bir askeri harekata katılacağına ilişkin resmi bir bilgi olmadığı belirtiliyor.





