Gezi Parkı olaylarının planlayıcılarından biri olduğu iddiasıyla “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan menajer Ayşe Barım’ın davasında dikkat çeken gelişmeler yaşandı.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Barım’ın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi ve Barım 1 Ekim’de cezaevinden çıktı. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Ekim’de karara itiraz etti. İtirazın reddedilmesi üzerine dosya 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Üst mahkeme, itirazı kabul ederek Barım’ın yeniden tutuklanmasına hükmetti.
ADLİ TIP RAPORU: CEZAEVİ ŞARTLARI UYGUN DEĞİL
Yeniden tutuklama kararının ardından hastaneye kaldırılan Barım hakkında 22 Ekim’de Adli Tıp Kurumu tarafından rapor hazırlandı. Raporda, tedavisinin hastane koşullarında sürdürülmesi gerektiği, cezaevi şartlarının uygun olmadığı belirtildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi ise Başsavcılığın itirazını reddetti.
SAVCILIKTAN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ
Savcılık, celse arasında sunduğu esasa ilişkin mütalaada Barım’ın “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
Mütalaada, Barım’ın firari sanıklardan Mehmet Ali Alabora ile Gezi eylemleri kapsamında bir bildirinin yayımlanmasına ilişkin iki tape görüşmesi yaptığı, süreçte etkili ve yönlendirici bir konumda bulunduğu öne sürüldü. Ayrıca şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla eylem çağrıları yaparak sürecin yayılmasına katkı sunduğu iddia edildi
12 YIL 6 AY HAPİS
Ayşe Barım hakkında ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi.






