Gazeteci Ahmet Hakan, "Süreç bittiğinde şu 10 şey olacak" başlıklı köşe yazısında, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yaptı. Yazısında hem sürecin hedeflerini hem de kamuoyunda merak edilen sorulara verdiği yanıtları paylaşan Hakan, sürecin tamamlanması halinde Türkiye'nin farklı alanlarda önemli kazanımlar elde edeceğini savundu.
"SÜREÇ BİTTİĞİNDE ŞU 10 ŞEY OLACAK"
Ahmet Hakan, yazısında sürecin tamamlanmasının ardından yaşanacağını ifade ettiği gelişmeleri tek tek sıraladı.
- Türkiye'nin artık terör diye bir derdi kalmayacağını,
- Silahlı bir güce yaslanan siyasetin tarihe gömüleceğini,
- Sınırların ötesine huzur ve istikrar geleceğini,
- Ortak gelecek bilincinin güçleneceğini,
- Türkiye'nin kalkınmadan enerjiye kadar birçok alanda gücünün artacağını,
- İç cephenin güçlenmesi adına önemli bir adım atılmış olacağını,
- Emperyal projelere karşı daha dayanıklı bir Türkiye'nin ortaya çıkacağını,
- Yarım asırlık terör sorununun çözüleceğini,
- Ülkenin enerjisinin teröre harcanmayacağını,
- Evlatların artık teröre kurban verilmeyeceğini dile getirdi.
TEMEL SORULARA YANIT VERDİ
Yazısında kamuoyunda tartışılan başlıklara da değinen Ahmet Hakan, örgütün köşeye sıkıştığı bir dönemde neden böyle bir sürecin yürütüldiği sorusuna da cevap verdi. Hakan, "Problemin tamamen ortadan kalkması ancak örgütün feshiyle mümkün olabilir. Sahadaki mücadele başarılı olmasaydı, örgüt köşeye sıkışmaz, bu gelişmeler yaşanmaz, PKK kendini feshetmeye karar veremezdi." ifadelerini kullandı.
Sürecin temel hedefinin ise "pazarlıksız yürütülen bu devlet politikasıyla terörün tamamen sona erdirilmesi" olduğunu vurguladı.
ÇERÇEVE YASANIN AMACINI ANLATTI
Ahmet Hakan, Meclis'e sunulan çerçeve yasa teklifinin amacının "terörün tamamen sona ermesini sağlayacak hukuki zemini oluşturmak" olduğunu belirtti.
Yazısında, genel af düzenlemesinin bulunmadığını, terör saldırısı talimatı verenler ile güvenlik güçlerini şehit edenleri kapsayan bir affın söz konusu olmadığını ifade etti.
Öcalan'a yönelik özel bir statü getirileceği iddialarına ilişkin ise "Hiç kimseye özel statü tanınmıyor." değerlendirmesinde bulundu.
"SİLAHLAR TAMAMEN BIRAKILMADAN YASA YÜRÜRLÜĞE GİRMEYECEK"
Yazısında hukuki sürecin nasıl işleyeceğine de değinen Ahmet Hakan, terör örgütünün silahları tamamen ve geri dönülmeyecek şekilde bırakmasının, bunun da devletin ilgili kurumlarınca resmen doğrulanmasının ardından hukuki düzenlemenin yürürlüğe gireceğini belirtti. Meclis'te kurulacak İzleme Komisyonu'nun ise gerektiğinde tavsiyelerde bulunacağını aktardı.
ERDOĞAN, BAHÇELİ VE KURTULMUŞ'A ÖVGÜ
Ahmet Hakan yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürece iradesini koyduğunu ifade eden Hakan, Devlet Bahçeli için "Bu kutlu yürüyüşü o başlattı. İlk o inandı bu işe. İlk o aldı riski." ifadelerini kullandı.
Numan Kurtulmuş'un ise uzlaşmacı yaklaşımıyla sürece önemli katkı sunduğunu belirtti.
"TARTIŞMALAR SÜRECİ BALTALAMAMALI"
Yazısının sonunda kamuoyundaki tartışmalara da değinen Ahmet Hakan, sürecin terör örgütünün kendini feshetmesi, silahların susması ve kanın durması amacıyla yürütüldüğünü belirtti.
Hakan, "Bu konuyu 'Sayın denir mi denmez mi?' ya da 'Kürt sorunu var mı yok mu?' bağlamında tartışmak, süreci baltalamaktan başka bir anlam taşımaz." ifadelerini kullanırken, tartışmaların sürecin eksikleri ve olası riskleri üzerine yapılması gerektiğini savundu.





