Panelde konuşan Başsavcı Vekili Ahmet Altun, çocukların yetişkinlere oranla dijital dünyanın karanlık yüzüne çok daha hızlı teslim olduklarını ifade etti. İnternet dünyasının faydaları kadar zararlarının da olduğunu hatırlatan Altun, özellikle belirli oyunların çocukların geleceğini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Başlangıçta masum görünen mesajların zamanla taciz, zorbalık, tehdit ve şantaja dönüştüğüne dikkat çekti.
OKUL GRUPLARI VE KENDİNİ KANITLAMA YARIŞI
Tehlikenin sanıldığından daha yakın olduğunu belirten Altun, okul mesajlaşma gruplarının riskli birer mecraya dönüşebildiğini söyledi. Altun, "Tehlike okul gruplarında başlıyor. Çocuklar orada kendilerini kabul ettirme veya sosyal medyada tanınma yarışına giriyorlar. Bu rekabet maalesef çocukları yanlış yollara sürüklüyor" dedi. Ailelerin, çocuklarının bu gruplarda kimlerle ne konuştuğunu mutlaka takip etmesi gerektiğini vurguladı.
OYUNLARDAKİ ROL MODEL TUZAĞI VE ŞANTAJ RİSKİ
Dijital dünyadaki suç mekanizmalarına dair teknik detaylar paylaşan Altun, bazı oyunlarda çocuklara önce masum roller verildiğini, aşama aşama bu rollerin içeriğinin değiştirildiğini anlattı. Çocukların mahremiyetine dair bilgilerin ele geçirildiğini belirten Başsavcı Vekili, "Elde edilen veriler dijital ortamda değiştirilip şantaj yoluyla aileler ve çocuklar zor durumda bırakılıyor. Biz bunları uygulamalarda bizzat görüyoruz" diyerek durumun ciddiyetine işaret etti.
AİLELERE REÇETE: ODANIN İÇİNDEKİ DÜNYAYI GÖRÜN
Hukuken küçük yaştaki çocukların cezai sorumluluğunun kısıtlı olduğunu hatırlatan Altun, asıl görevin ailelere düştüğünü söyledi. Çocukların bir odaya kapanıp telefonda ne yaptığının ebeveynler tarafından bilinmesi gerektiğini savunan Altun, üzücü olayların yaşanmaması için denetimin şart olduğunu ifade etti. Panelde ayrıca eğitmen Serdar Kılıç da dijital bağımlılığa karşı doğal yaşamın önemine dair bir sunum gerçekleştirdi.






