Dünya Altın Konseyinin (WGC) yayımladığı “Küresel Altın Trendleri” raporuna göre, merkez bankaları altın fiyatlarındaki düşüşü rezervlerini artırmak için fırsata çevirdi. Merkez bankalarının altın alımları, yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artarak 321,2 tona ulaştı. Resmi alımların yanı sıra açıklanmayan işlemlerin de yüksek seviyede olduğu tahmin ediliyor.

MERKEZ BANKALARININ ALTIN ALIMLARI YÜZDE 42 ARTTI

Dünya Altın Konseyinin yılın üçüncü çeyreğine ilişkin raporuna göre, merkez bankalarının altın alımları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 42 artış göstererek 321,2 tona yükseldi. Bu miktar, 227 ton olan son 5 yılın çeyreklik ortalamasını da geride bıraktı.

Resmi olarak açıklanan alımlarda Çin Merkez Bankası 63 tonla ilk sırada yer alırken, Polonya Merkez Bankası 40 tonluk alımla öne çıktı. Kazakistan ve Özbekistan ise rezervlerine 14'er ton altın ekledi.

Dünya Altın Konseyi, açıklanmayan alımların yaklaşık 120 ton seviyesinde olduğunu tahmin ediyor. Son alımlarla birlikte dünya genelindeki merkez bankalarının yıllık net altın alımı 675 tona ulaştı.

Konsey, bu gelişmelerin ardından 2026 yılına ilişkin merkez bankası talep tahminini yukarı yönlü revize etti. Buna göre, yıl genelindeki alımların en az 2025'te kaydedilen 848 ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

ALTIN FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ ALIMLARI HIZLANDIRDI

Ocak ayında ons başına 5 bin 595 doları aşarak tarihi zirvesini gören altın fiyatları, Orta Doğu'daki gelişmelerin petrol fiyatlarını yükseltmesi ve yüksek faiz beklentilerinin etkisiyle sert geriledi. Zirvesinden yaklaşık yüzde 29 düşen ons altın, 3 bin 900 dolar seviyelerine kadar çekildi.

Fiyatlardaki gerilemeyi rezervlerini artırmak için fırsat olarak değerlendiren merkez bankaları, altın piyasasında alımlarını hızlandırdı.

Analistler, merkez bankalarının döviz rezervlerini çeşitlendirmek ve altının rezervlerdeki payını artırmak konusunda istekli olmaya devam ettiğini belirtiyor. Fiyatlardaki düşüşün, kurumsal alıcılar için daha uygun bir alım ortamı oluşturduğu ifade ediliyor.

MERKEZ BANKALARI FİYAT DÜŞÜŞLERİNİ YAKINDAN İZLİYOR

Raporda, merkez bankalarının altın alımlarında fiyat hareketlerinin önemli rol oynadığına dikkat çekiliyor. Analistler, merkez bankalarının altın varlıklarını döviz rezervlerine dahil etme konusunda istekli kaldığını ve fiyat gerilemelerini alım fırsatı olarak değerlendirdiğini vurguluyor.

Altın alım programlarına ilişkin temel kararların merkez bankalarının üst yönetimleri tarafından alındığı, işlemlerin ise döviz portföylerinin günlük yönetiminden sorumlu profesyonel ekiplerce yürütüldüğü belirtiliyor.

Uzmanlara göre, satın alınan altının ortalama maliyetinin düzenli olarak takip edilmesi, fiyatların gerilediği dönemlerde alım hacminin artırılmasını teşvik ediyor. Bu nedenle merkez bankaları, piyasa koşullarına duyarlı alıcılar olarak öne çıkıyor.

GİZLİ ALTIN ALIMLARI TOPLAMIN YÜZDE 37'SİNİ OLUŞTURUYOR

Dünya Altın Konseyi, merkez bankalarının altın alımlarının tamamının kamuoyuna açıklanmadığını belirtiyor. Raporda, geçmişte Çin ve Rusya gibi büyük ölçekli alıcıların resmi duyurular yapmadan rezervlerini artırdığı hatırlatılıyor.

Konseyin tahminlerine göre, yılın üçüncü çeyreğindeki toplam merkez bankası altın alımlarının yaklaşık yüzde 37'si rapor edilmeyen işlemlerden oluştu. Yaklaşık 120 ton olduğu tahmin edilen bu alımlar, resmi verilerin küresel altın talebinin tamamını yansıtmadığına işaret ediyor.

ALTIN FONLARINA 211 TONLUK GİRİŞ OLDU

Rapora göre, yılın üçüncü çeyreğinde borsa yatırım fonlarına (ETF) 211 tonluk altın girişi gerçekleşti. Yüksek tahvil faizleri, güçlü dolar ve jeopolitik gerilimlerin hafiflemesine rağmen mali endişeler, altın fonlarına yönelik talebi destekledi.

Buna karşın, yatırım amaçlı altın alımları geçen yılın temmuz-eylül dönemine göre yüzde 19 azalarak 268 tona geriledi. Bu hesaplamaya tezgah üstü piyasalardaki işlemler dahil edilmedi.

Konsey, külçe ve sikke talebinin görece dirençli kaldığını ancak 2026'nın ikinci yarısında fiziki altın yatırımlarında belirgin bir yavaşlama yaşandığını bildirdi.

MÜCEVHER TALEBİ 2000'DEN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYEDE

Altın fiyatlarındaki yükseliş ve piyasa koşulları, mücevher talebini de etkiledi. Yılın üçüncü çeyreğinde mücevher talebi yüzde 17 düşerek 313 tona indi.

Bu miktar, 2000 yılından bu yana kaydedilen en zayıf üçüncü çeyrek performansı olarak rapora yansıdı.

ALTININ ONS FİYATI ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE YÜZDE 23 ARTTI

Londra Külçe Piyasası Birliğinin (LBMA) verilerine göre, altının ons fiyatı yılın üçüncü çeyreğinde ortalama 4 bin 262,2 dolar seviyesinde gerçekleşti.

Altının ons fiyatı, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 23 artış kaydetti. Fiyatlarda yaşanan sert düzeltmeye rağmen merkez bankalarının alımlarını artırması, altının küresel rezervlerdeki rolünü koruduğuna işaret eden gelişmeler arasında yer aldı.

Kaynak: AA