Altın piyasasında dalgalı seyir sürerken, yatırımcıların en çok sorduğu sorulardan biri yine gündeme taşındı: Altın gerçekten en avantajlı nereden alınır? Fiyatlardaki farklılıklar sadece kur hareketlerinden değil, alım kanallarındaki sistemden de kaynaklanıyor.
PİYASADA 3 FARKLI FİYAT VAR
İslam Memiş, altın piyasasında kuyumcu fiyatı, banka fiyatı ve darphane sertifikalı fiyat olmak üzere üç ayrı yapı oluştuğunu belirtiyor. Özellikle büyük hacimli altın ürünlerinde işçilik ve fiziki maliyetlerin fiyatı yukarı taşıdığına dikkat çekiyor.
İŞÇİLİK MALİYETİ FARK YARATIYOR
Memiş’e göre, büyük gramajlı ürünlerde işçilik kalemi ciddi fark oluşturuyor. Fiziki altın alımında saklama, sigorta ve işçilik gibi unsurların fiyatın üzerine eklendiğini, bunun da yatırımcı açısından dezavantaj yaratabildiğini ifade ediyor.

“BEN OLSAM KUYUMCUDAN ALMAZDIM”
Analist, kişisel tercih sorulduğunda banka ve sertifikalı ürünleri daha avantajlı gördüğünü belirtiyor. Fiziki altın yerine bankacılık sistemi üzerinden alımın makas farkı açısından daha uygun olabileceğini dile getiriyor. Bu yaklaşım özellikle kısa ve orta vadeli yatırım düşünenler için öne çıkıyor.
FİZİKİ Mİ, DİJİTAL Mİ?
Uzmanlara göre tercih tamamen yatırımcının hedefiyle bağlantılı. Uzun vadede elde tutma ve sistem dışı saklama isteyenler fiziki altına yönelirken, fiyat makasından korunmak isteyenler bankacılık kanalını seçebiliyor. Sertifikalı ürünler ise iki model arasında hibrit bir seçenek olarak gösteriliyor.
Altın yatırımında asıl belirleyici unsurun sadece gram fiyatı değil, alış–satış makası olduğu vurgulanıyor.





