Altın piyasasında hareketlilik sürüyor. Fiyatlar bugün kendi rekorunu yenileyerek 52 haftanın en yüksek seviyesine çıkarken, yükselişin arkasındaki ana sebep olarak küresel gerginlikler ve güvenli liman arayışı öne çıkıyor.
Ekonomist Filiz Eryılmaz, katıldığı televizyon programında altındaki yükselişi “alışılmadık hız” olarak nitelendirirken, ocak ayı bitmeden gelinen seviyenin dikkat çekici olduğunu ifade etti. Eryılmaz’a göre son yükselişin önemli başlıkları arasında Trump’ın açıklamaları ve Avrupa hattında artan gerilim var.

TRUMP FAKTÖRÜ VE TARİFE MESAJI RİSKİ BÜYÜTTÜ
Eryılmaz, altında teknik olarak geçen haftadan bu yana güçlü bir ivme oluştuğunu, bu hafta ise Trump’ın Grönland üzerinden sekiz Avrupa ülkesine tarife açıklamasıyla birlikte risk algısının belirgin biçimde arttığını söyledi.
Avrupa’nın bu kez “sessiz kalmadığına” dikkat çeken Eryılmaz, karşılık olarak 108 milyar dolarlık ek paket gibi seçeneklerin konuşulduğunu, bu nedenle belirsizliğin uzayacağının fiyatlandığını ifade etti.
“PİYASA TERSİNE DÖNEBİLİR”
Davos’ta Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un sert çıkışlarına da değinen Eryılmaz, Avrupa’nın geçen yılki kadar yumuşak olmayacağını belirterek günün kritik başlığına işaret etti.
Eryılmaz, Trump’ın yapacağı konuşma için “yıkıcı bir ton beklendiğini” dile getirirken, bunun güvenli liman talebini büyüttüğünü söyledi. Ancak aynı noktada yatırımcıyı yakından ilgilendiren uyarıyı da yaptı:
Trump beklenenden daha ılımlı konuşursa yükseliş yavaşlayabilir.

BORSADAN ÇIKIŞ ALTINA YÖNELİŞİ ARTIRDI
Eryılmaz, yatırımcı davranışında net bir değişim olduğunu, borsalardan kaçışın güvenli limanlara yönelişi hızlandırdığını vurguladı. Yükselişin temel motivasyonunun da bu olduğunu söyledi.
Eryılmaz’a göre risk yalnızca Avrupa merkezli değil. Japonya’da erken seçim ihtimali, mali genişleme tartışmaları ve borçluluğun GSYH’nin yüzde 230’una ulaşması da piyasalarda yeni bir belirsizlik başlığı olarak öne çıkıyor.
MERKEZ BANKALARI ALTIN TOPLUYOR
Altın fiyatlarındaki yükselişte merkez bankalarının etkisinin devam ettiğini söyleyen Eryılmaz, dikkat çeken verileri paylaştı: Merkez bankaları geçen yılın ilk 11 ayında 297 ton altın aldı. En büyük alıcı Polonya. Türkiye, Kazakistan ve Azerbaycan toplamda 110 ton alım yaptı. Türkiye’de altının toplam rezervler içindeki payı yüzde 50’yi aşmış durumda
Eryılmaz, bu eğilimin 2022’de Rusya-Ukrayna savaşıyla hızlandığını, döviz varlıklarının dondurulması sonrası “dolar yerine altın” yaklaşımının güçlendiğini belirtti.

“TÜRK YATIRIMCI FİZİKİ ALTINI SEVİYOR”
Eryılmaz, Türkiye’de bireysel yatırımcının fiziki altına yöneldiğini, dijital altına güven sorunu olduğunu ifade etti. Son dönemde ise altın sertifikalarının öne çıktığını belirterek şu gerekçeleri sıraladı: Fizikiye çevrilebilmesi, vergi olmaması, düşük makas, artan talep.
Eryılmaz, yaklaşan faiz toplantısıyla ilgili beklentisini de paylaşarak 150 baz puan indirim beklediğini ancak 100 baz puanın da sürpriz olmayacağını söyledi.





