Çoğu kişinin "güvenli liman" diyerek elinde tuttuğu altınlar, Cansın Karakuş için yeni bir hayatın anahtarı oldu. Annesinin kendisi için yıllarca biriktirdiği çeyizlik altınları bozdurma kararı alan Karakuş, bu sermayeyi devasa bir iş makinesine yatırdı. Şantiyelerin tozu dumanı arasında, başında pembe baretiyle direksiyon sallayan genç kadın, elde ettiği gelirle birçok CEO'yu kıskandıracak seviyeye ulaştı.
ALTINI BOZDU KEPÇEYİ KAPTI
Hikaye, Karakuş'un radikal kararıyla başladı. 5 milyon TL değerindeki 9 tonluk iş makinesini almak için sadece altınlar yetmedi, üzerine kredi de çekildi. Ancak yapılan bu hamle boşa çıkmadı. Şantiyelerde aktif olarak çalışan Karakuş, aylık kazancının işlerin yoğunluğuna göre 200 bin lira ile 1 milyon lira arasında değiştiğini ifade ediyor.
BÜLENT ERSOY ÖRNEĞİ
Sektöre girerken ilginç bir referans noktası da var. "Bülent Ersoy da bu işi yapıyormuş, onun da kepçeleri varmış" diyen Karakuş, iş makineleri sektörünün gizli bir hazine olduğunu keşfetmiş. Babasının da 13 yaşından beri bu işin içinde olması, onun en büyük avantajı. Şimdi tek bir hedefi var: Sermaye yaparken kullandığı o çeyizlik altınları, kazandığı parayla yerine geri koymak.





