Altın piyasasında son günlerde görülen keskin hareketler, sadece grafiklerde değil yatırımcı psikolojisinde de kırılma yarattı. Gün içindeki yüzlerce dolarlık oynaklık, sıradan bir düzeltme olarak görülmüyor. Açıklamalarıyla dikkat çeken İslam Memiş, yaşanan süreci klasik piyasa refleksiyle açıklamanın yetersiz kaldığını vurguladı.
“EMTİA SAVAŞLARI BAŞLADI”
Memiş’e göre dünyada yeni bir ekonomik güç dengesi kuruluyor. ABD’nin altın tarafında, Çin’in ise gümüş tarafında pozisyon aldığını belirten analist, diğer ülkelerin de bakır ve endüstriyel metaller üzerinden strateji geliştirdiğini ifade etti. Bu nedenle son dönemdeki agresif yükselişlerin yalnızca faiz kararları ya da jeopolitik başlıklarla açıklanamayacağını dile getirdi.

DİJİTAL PARA DÖNEMİNE GEÇİŞ VURGUSU
Sürecin sadece emtia fiyatlarından ibaret olmadığını belirten Memiş, ülkelerin kademeli biçimde kâğıt para sisteminden uzaklaşacağını savundu. Gelişmiş ekonomilerin enflasyonla mücadelede başarısız olduğunu söyleyen analist, yılın ikinci yarısında küresel ölçekte enflasyonun yeniden yükselmesinin şaşırtıcı olmayacağını belirtti. Bu senaryonun dijital para modeline geçiş için zemin hazırladığını söyledi.
“ALTIN VE GÜMÜŞ ARTIK FARKLI BİR DÖNEME GİRİYOR”
Memiş, altın ve gümüşte yaşanan dalgalanmaların yeni dönemin provası niteliğinde olduğunu ifade etti. Kısa süre içinde ons altının 500 dolara yakın geri çekilme yaşayıp yeniden toparlanmasının, piyasalarda ne kadar büyük para hareketlerinin döndüğünü gösterdiğini vurguladı. Bu ortamda yatırımcıların fiyat yerine sahip oldukları miktara odaklanması gerektiğini dile getirdi.
REZERV YARIŞI VE METAL STOKLARI
Merkez bankalarının altın birikiminin tesadüf olmadığını söyleyen Memiş, altının halen küresel ölçekte gerçek rezerv varlık olarak görüldüğünü belirtti. Gümüşün ise savunma sanayiinden güneş enerjisine kadar pek çok stratejik alanda kullanıldığını hatırlattı. Büyük ekonomilerin bu nedenle fiziki metal stoklarını artırdığına işaret etti.
Türkiye’nin son yıllarda altın rezervini artıran ülkeler arasında yer aldığını belirten Memiş, resmi rezervlerin yanı sıra hane halkının elindeki fiziki altının da önemli bir ekonomik güç oluşturduğunu söyledi.





