Ekonomide yaşanan gelişmeler, toplumun geniş kesimlerinde belirgin bir memnuniyetsizlik yaratırken, Şubat ayında yapılan araştırma bu tabloyu net biçimde ortaya koydu. Artan fiyatlar, düşen alım gücü ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan zorluklar, vatandaşın ekonomi yönetimine duyduğu güveni ciddi şekilde zayıflattı.

EKONOMİYE GÜVENDE SERT DÜŞÜŞ

ASAL Araştırma’nın 13-21 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirdiği çalışmada katılımcılara ekonomi yönetimine güvenip güvenmedikleri soruldu. Ortaya çıkan sonuçlar, toplumun büyük bölümünün ekonomi yönetimine karşı olumsuz bir tutum sergilediğini gösterdi. Araştırmaya göre “hiç güvenmiyorum” diyenlerin oranı yüzde 32,6, “güvenmiyorum” diyenlerin oranı ise yüzde 34,2 olarak ölçüldü. Bu iki grubun toplamı yüzde 66,8’e ulaşarak güvensizliğin baskın görüş haline geldiğini ortaya koydu.

GÜVENENLER AZINLIKTA KALDI

Ekonomi yönetimine güven duyduğunu belirtenlerin oranı ise oldukça sınırlı kaldı. “Güveniyorum” diyenler yüzde 10,6, “çok güveniyorum” diyenler ise yüzde 4,0 seviyesinde ölçüldü. Böylece toplam güven oranı yüzde 14,6 olarak kayıtlara geçti ve toplumda azınlıkta kaldı.

Araştırmada dikkat çeken bir diğer başlık ise kararsız seçmen grubu oldu. Katılımcıların yüzde 12,0’si “ne güveniyorum ne güvenmiyorum” yanıtını verirken, yüzde 6,4’lük bir kesim ise fikir belirtmedi. Bu tablo, toplumun önemli bir bölümünün ekonomik gidişata dair net bir kanaat oluşturmakta zorlandığını ortaya koydu.

HAYAT PAHALILIĞI BELİRLEYİCİ OLDU

32 bin TL’yi aşan açlık sınırı karşısında mevcut gelirlerin yetersiz kalması, vatandaşın gündelik yaşamını doğrudan etkiliyor. Emekli maaşları ve asgari ücretin bu seviyelerin gerisinde kalması, ekonomik memnuniyetsizliği derinleştirirken, ankete yansıyan güvensizlik tablosunun da temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Muhabir: ELİF AKSU