Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığında düzenlenen tanıtım toplantısında konuştu.
Haftanın Diyanet mensupları, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Arpaguş, bu yılın temasının "Cami ve Sosyal Hayat" olarak belirlendiğini açıkladı.
Arpaguş, hafta kapsamında gerçekleştirilecek programlarla, asr-ı saadetten bu yana camilerin bireysel ve toplumsal hayattaki yeri ve öneminin yeniden ele alınacağını belirterek, Peygamber Efendimizin örnekliğinden hareketle camilerin temsil ettiği değerlerin çağın imkan ve şartları doğrultusunda hayata geçirilmesinin yollarının aranacağını söyledi.
"CAMİLER, BİRLİK VE KARDEŞLİĞİN MERKEZİDİR"
Camilerin İslam inancının en görkemli sembolleri arasında yer aldığını belirten Arpaguş, her caminin yalnızca ibadet mekanı olmadığını, aynı zamanda birlik, beraberlik, dostluk ve kardeşlik duygularının güçlendirildiği mekanlar olduğunu ifade etti.
Arpaguş, camilerin tarih boyunca sosyalleşmenin güçlü zeminlerinden biri olduğunu belirterek, bu mekanların Müslümanların ruh dünyasını ilim, irfan ve hikmetle beslediğini dile getirdi.
"CAMİLER, SOSYAL HAYATIN TAM KALBİNDE YER ALDI"
Hz. Muhammed'in Medine'de inşa ettiği Mescid-i Nebevi örneğine işaret eden Arpaguş, İslam medeniyetinde toplumsal düzen ve şehirleşmenin mabet merkezli geliştiğini söyledi.
Müslümanların geçmişten bugüne evlerini genellikle bir mabedin çevresine ve ezan sesinin işitilebildiği bir mesafeye inşa ettiğini belirten Arpaguş, mahallelerin de buna göre şekillendiğini aktardı.
Arpaguş, camilerin sosyal hayatı kuşatan ve toplumu birleştiren konumunun yanı sıra iktisadi hayatta da önemli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, camilerin çevresindeki arasta, bedesten ve dükkanların yüzyıllar boyunca ticaretin önemli merkezleri olduğunu söyledi.
"CAMİLER SOSYAL SORUMLULUĞUN DA MERKEZİ OLDU"
Camilerin sosyal sorumluluk açısından da önemli işlevler üstlendiğini belirten Arpaguş, yoksulların gözetilmesi, yetimlerin ve kimsesizlerin himaye edilmesi gibi sorumlulukların camilerin topluma kazandırdığı anlayışla hayat bulduğunu ifade etti.
Merkezi konumdaki camilerin müştemilatında kurulan imarethane, şifahane, yetimhane ve vakıfların bu işlevi ortaya koyduğunu belirten Arpaguş, düğünlerin sevincinin, cenazelerin hüznünün, hastaların duasının ve yoksulların umudunun camilerin çevresinde toplumsal karşılık bulduğunu söyledi.
"CAMİLER, HAYATIN BÜTÜNÜNE YÖN VEREN BİR İŞLEV ÜSTLENDİ"
İslam medeniyetinde camilerin din eğitimi açısından da önemli bir kurum olduğunu belirten Arpaguş, Kur'an'ın hükümleri ve ahlakının camiler aracılığıyla hayata taşındığını söyledi.
Arpaguş, "İnancı ahlaka, ibadeti bilince, kulluğu sorumluluğa, bilgiyi amele ve toplumsal faydaya dönüştüren yönüyle camiler, bütün bir hayatın ulvi bir gaye üzere yaşanmasına önemli katkılar sunmuştur." dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak camilerin bu rolünü daha da güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Arpaguş, camilerin bireysel ve toplumsal hayattaki konumunun önemine dikkati çekti.
"HIZLI KENTLEŞME VE BİREYSELLEŞME SOSYAL BAĞLARI ZAYIFLATIYOR"
Hızlı kentleşme ve bireyselleşme eğilimlerinin yoğunlaştığı dönemde camilerin temsil ettiği değerlerin zamanla hayatın dışına itildiğine işaret eden Arpaguş, bunun aynı inanca sahip insanlar arasındaki sosyal bağların zayıflamasına ve insanların kalabalıklar içinde yalnızlaşmasına neden olabildiğini söyledi.
İnsanların yaratılışı gereği sosyal varlık olduğunu belirten Arpaguş, inanç, kimlik ve aidiyet gibi hayatı anlamlı kılan değerlerin korunmasının öneminin arttığını vurguladı.
"CAMİYE YABANCILAŞMA, KENDİ KİMLİĞİNE YABANCILAŞMADIR"
Cami, cemaat ve ibadet bilincinin güçlendirilmesinin önemine dikkati çeken Arpaguş, "Zira bir Müslümanın camiye yabancılaşması, kendi kimliğine ve değerlerine yabancılaşmasıdır. Namazdan uzaklaşması, hayata anlam veren ruh ve mihveri kaybetmesidir." ifadelerini kullandı.
Arpaguş, insanın insanla, toplumla ve mekanla ilişkisinin doğru ve sürdürülebilir şekilde yeniden tesis edilmesinin önem taşıdığını söyledi.
"150 BİNE YAKIN DİN GÖREVLİSİ HİZMET VERİYOR"
Din görevlilerinin toplumun manevi önderleri olduğunu belirten Arpaguş, yaklaşık 150 bin meslektaşlarının Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde hizmet verdiğini ifade etti.
Arpaguş, din görevlilerinin ibadetten eğitime, aileden gençliğe, manevi rehberlikten dini danışmanlığa kadar pek çok alanda görev yaptığını belirterek, Diyanet İşleri Başkanlığının toplumsal dayanışma ve bütünleşmeye katkı sağlayan çok boyutlu çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
Bu rolün hem bireysel huzur hem de toplumsal barış açısından önem taşıdığını vurguladı.





