Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2026 NATO Zirvesi'nin ardından The National gazetesine verdiği röportajda, bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, boğazlardan geçiş konusunda taraflar arasında iletişim eksikliği ve yanlış anlamaların bulunduğunu belirterek, gerilimin düşürülmesi gerektiğini söyledi.
"ATEŞKES VE BARIŞ İÇİN DİKKATLİ OLUNMALI"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı telefon görüşmesine değinen Fidan, temasın sorunun kökenini daha iyi anlamasını sağladığını ifade etti. Çözümün gerilimi azaltmaktan geçtiğini vurgulayan Fidan, tarafların ateşkes ve barış anlaşmasına istekli olduğunu ancak olası iletişim hataları ve provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
"NETANYAHU HÜKÜMETİ BÖLGE İÇİN TEHDİT"
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini eleştiren Fidan, mevcut politikaların yalnızca Türkiye açısından değil, İsrail, bölge ve uluslararası güvenlik açısından da bir yük ve tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir çatışma ihtimali bulunmadığını belirten Fidan, böyle bir duruma yol açacak bir neden görmediğini ifade etti.
SURİYE KONUSUNDA UYARI
Fidan, İsrail'in istikrarlı ve güçlü bir Suriye görmek istediğinden emin olmadıklarını belirterek, Tel Aviv yönetiminin Suriye'deki hükümeti istikrarsızlaştırmaya çalıştığı yönündeki değerlendirmelere katıldığını söyledi. Suriye'deki olumlu gelişmeleri sekteye uğratabilecek girişimlere karşı da uyarıda bulundu.
GAZZE'DE İNSANİ YARDIM VURGUSU
Gazze Barış Kurulu'nun önemli bir girişim olduğunu belirten Fidan, buna rağmen insani yardımlar konusunda henüz istenen sonucun alınamadığını ifade etti. Uluslararası toplumun Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için İsrail üzerindeki baskıyı artırması gerektiğini söyledi.
"TÜRKİYE ARABULUCULUK İÇİN BENZERSİZ KONUMDA"
Türkiye'nin tarihi, diplomatik birikimi ve bölgeyi yakından tanıması sayesinde arabuluculuk konusunda önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Fidan, bölge ülkelerinin sorunlarına artık kendilerinin sahip çıkması gerektiğini vurguladı.
YENİ BÖLGESEL GÜVENLİK MİMARİSİ ÇAĞRISI
Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan'ın bölgede barış odaklı yeni bir çalışma grubu oluşturduğunu hatırlatan Fidan, bu yapının mevcut bölgesel örgütlere alternatif olmadığını, daha hızlı ve etkili karar alınmasını amaçladığını söyledi.
"HER ÜLKENİN EGEMENLİĞİ GÜVENCE ALTINA ALINMALI"
Bölgede kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için tüm ülkelerin güvenliği, siyasi egemenliği ve toprak bütünlüğünü garanti altına alan yeni bir güvenlik anlayışına ihtiyaç olduğunu ifade eden Fidan, ABD ile İran arasında sağlanabilecek olası bir barış anlaşmasının da bölgesel istikrara katkı sağlayacağını dile getirdi. Fidan, sorunların çözümü için açık, şeffaf ve samimi diyaloğun önemine dikkat çekti.





