Eskiden borcunu zamanında ödeyen, taksitlerini aksatmayan "iyi müşteri" statüsündeydi. Ancak dijitalleşen bankacılık sistemleri artık müşterinin sadece ödeme ahlakına değil, harcama karakterine de bakıyor. Bankalar, yapay zeka destekli algoritmalarla müşterinin hesap hareketlerini saniye saniye tarıyor. Eğer hesabınızda kaynağı belirsiz para giriş çıkışları varsa veya maaşınızla orantısız bir nakit trafiği dönüyorsa, kredi notunuz tavan yapsa bile banka size "riskli" gözüyle bakabiliyor.
AÇIKLAMASIZ HAVALELER BAŞINIZI YAKABİLİR
Yeni sistemin en büyük düşmanı "belirsizlik". Bankalar, ne olduğu anlaşılmayan para transferlerini sevmiyor. Eş dost arasında yapılan sık para transferleri, açıklama kısmına bir şey yazılmadan gönderilen havaleler veya EFT'ler sistemde "kırmızı bayrak" olarak algılanabiliyor.
Algoritma, bu tür hareketleri "düzensiz nakit akışı" veya potansiyel bir risk olarak kodluyor. Özellikle kripto para borsalarına veya şans oyunları platformlarına yapılan düzenli ödemeler, bankanın gözünde kredibilitenizi ciddi oranda düşürüyor.
6 AYLIK 'DÜZEN' ŞARTI
Peki, bu durumdan nasıl kurtulunur? Uzmanlara göre, bankaların güvenini kazanmak için son 3-6 aylık hesap hareketleri kritik önem taşıyor. Kredi başvurusu yapmadan önce hesabın bir nevi "detoksa" girmesi gerekiyor.
Faturaların otomatik ödemede olması, maaş yattığı gün paranın tamamının çekilmemesi, birikim hesabına ufak da olsa düzenli para aktarılması gibi "istikrarlı" davranışlar puan kazandırıyor. Eğer başvurunuz reddedildiyse, hemen başka bankaya koşmak yerine, hesap hareketlerinizi bu kriterlere göre düzenleyip 6 ay sonra tekrar denemek en sağlıklı yol olarak gösteriliyor.





