İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Tugay, kararını kamuoyuyla paylaştığı açıklamayla duyurdu.
“MUTLAK BUTLAN” SÜRECİNE TEPKİ
Tugay, CHP'nin maruz kaldığı "mutlak butlan" kararı ve sonrasında yaşanan gelişmelerin partiye ciddi zarar verdiğini savundu. Üst üste gelen ihraç kararlarının endişe verici olduğunu belirten Tugay, bazı il başkanlarının görevden alınmasını da haksızlık olarak değerlendirdi.
Partinin yeniden demokratik bir işleyişe kavuşması için sorumluluk aldığını ifade eden Tugay, olağanüstü kurultay talebine destek verdiğini ve bu süreçte elinden gelen katkıyı sunmaya çalıştığını söyledi.
“CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM”
Yaşanan gelişmelerin beklenen sürede çözüme kavuşmayacağını düşündüğünü belirten Tugay, parti üyelerine yönelik haksız uygulamaların sürdüğünü öne sürdü. Bu gerekçelerle CHP üyeliğinden ayrıldığını açıklayan Tugay, bir gün yeniden geri dönebilme umudunu da dile getirdi.
BAĞIMSIZ OLARAK GÖREVİNE DEVAM EDECEK
Tugay, bundan sonraki süreçte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini belirterek, İzmir halkına hizmet etmeye devam edeceğini vurguladı. Türkiye'nin özgür, demokratik ve halkın refahını önceleyen bir siyasi anlayışa ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Açıklama şöyle:
Değerli İzmirli Hemşerilerim ve Kamuoyumuzun Bilgilerine Cumhuriyet Halk Partimiz'in maruz kaldığı "Mutlak Butlan" kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir. Dün, bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl başkanımızın görevden alınması İzmir'in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır.
Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça gözardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım.






