Geleceğin kırılamaz iletişim ve şifreleme yöntemi olarak görülen Kuantum Anahtar Dağıtımı (QKD), beklenmedik bir yerden, fiziksel dünyadan gelen tehditlerle karşı karşıya. Kuantum teknolojileri uzun süredir güvenli iletişim alanında “kırılamaz” olarak tanımlansa da son araştırmalar, hem kuantum şifreleme yöntemlerinde hem de kuantum bilgisayarlarda önemli güvenlik açıkları olabileceğini gösteriyor.

KUANTUM ANAHTAR DAĞITIMINDA FİZİKSEL RİSKLER

QKD, iki tarafın dinleniyor olsa bile güvenli bir anahtar oluşturmasına dayanıyor. Sistem teoride üçüncü bir tarafın müdahalesini fark edebiliyor; kuantum parçacıkların davranışı değiştiğinde iz bırakıyor. Ancak pratikte tablo daha karmaşık: gönderici ve alıcı arasındaki milimetrik hizalama hataları, mekanik titreşimler, atmosfer koşulları veya donanım kusurları, sistemin güvenliğini zayıflatabiliyor. Bu sapmalar, hata oranlarını artırırken güvenli anahtar üretimini düşürüyor.

YENİ ARAŞTIRMA BULGULARI

IEEE Journal of Quantum Electronics’te yayımlanan bir çalışmada, OSTİM Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yalçın Ata ve ekibi, yönelme hatalarının QKD üzerindeki etkisini ayrıntılı biçimde inceledi. BB84 protokolü temel alınarak yapılan araştırma, ışın genişliği arttıkça hata oranlarının yükseldiğini ve alıcı boyutunu büyütmenin yalnızca belli bir noktaya kadar fayda sağladığını gösterdi. İlginç bir şekilde, yatay ve dikey sapmaların eşit olmadığı “asimetrik” hizalama durumlarının bazı koşullarda daha iyi sonuç verdiği de tespit edildi.

KUANTUM BİLGİSAYARLARDA GÜVENLİK AÇIKLARI

Benzer uyarılar kuantum bilgisayarlar için de geçerli. Penn State Üniversitesi araştırmacılarına göre günümüz kuantum bilgisayarları ciddi risklerle karşı karşıya. Kullanılan yazılım ve derleyicilerin büyük kısmı üçüncü taraf geliştiricilerden geliyor ve bütünlüğü geniş ölçekte doğrulamanın etkili bir yolu henüz yok. Ayrıca devrelerde gömülü ticari sırlar ve hassas veriler, kötü niyetli kişiler için potansiyel hedefler arasında bulunuyor.

İSTENMEYEN DOLAŞIKLIK VE BİLGİ SIZINTISI RİSKİ

Araştırmacılar, birden fazla kullanıcının aynı kuantum işlemcisini paylaşmasından kaynaklanan “istenmeyen dolaşıklık” riskine de dikkat çekiyor. Yüksek verimlilik sağlayan bu yapı, aynı zamanda bilgi sızıntısına yol açabilecek bir güvenlik açığı oluşturuyor.

UZMANLARDAN ÖNERİLER

Uzmanlar, kuantum teknolojilerinin güvenliğinin yalnızca yazılım katmanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtiyor. Donanım seviyesinde gürültü ve etkileşimlerin azaltılması, devre tasarımlarında verilerin gizlenmesi ve sistem genelinde erişimlerin katmanlara ayrılması gerekiyor. Aksi takdirde, bugün sınırlı kullanımda olan kuantum sistemleri yaygınlaştıkça saldırganlar için cazip hedefler hâline gelebilir.

Kaynak: HABER MERKEZİ