TÜBİTAK öncülüğünde başlatılan "Biyohibrit Robot" (B-9) projesi, canlı organizmalarla mikroelektronik sistemleri bir araya getirerek Türkiye'nin savunma ve güvenlik teknolojilerinde çığır açmayı hedefliyor. Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu (SAVTAG) tarafından açılan çağrı, robotik dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
CANLI VE SENTETİK UNSURLARIN BÜTÜNLEŞİK GÜCÜ
Projenin temel amacı, canlı organizmalar ile mikroelektronik bileşenlerin bütünleşik bir yapıda çalıştığı modüler bir robotik platform geliştirmektir. "Biyohibrit Robot" olarak adlandırılan bu sistemler, görev senaryosuna bağlı olarak çevresel veri toplayabilecek veya uzaktan yönlendirilebilecek. Proje sonunda, bu yeni nesil robotların tüm tasarım detayları ve operasyon protokollerini içeren "Teknik Veri Paketi" standartlara uygun şekilde teslim edilecek.
AFET BÖLGELERİNDEN TAKTİK OPERASYONLARA KADAR GENİŞ KULLANIM
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilecek olan biyohibrit robotlar, klasik robotik çözümlerin yetersiz kaldığı alanlarda kritik roller üstlenecek. Özellikle düşük görünürlük gerektiren taktik operasyonlarda, afet bölgelerindeki arama-kurtarma çalışmalarında, çevresel izleme faaliyetlerinde ve tarımsal gözlemlerde bu yenilikçi keşif altyapısından faydalanılacak. Bu teknoloji sayesinde Türkiye, zorlu saha koşullarında yüksek kabiliyetli bir izleme ağına sahip olacak.
PROJE SÜRECİ VE BAŞVURU ŞARTLARINDA ÜST DÜZEY GÜVENLİK
En fazla 36 ay sürmesi planlanan proje için başvurular 24 Haziran'a kadar kabul edilecek. "Hizmete Özel" gizlilik derecesinde yürütülecek olan süreçte güvenlik kriterleri ön planda tutuluyor. Üniversiteler dışındaki kurumlar için "Tesis Güvenlik Belgesi", çalışan personel için ise "Kişi Güvenlik Belgesi" şartı aranıyor. Müracaat edecek kuruluşların Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği'ne uygun hareket etmesi ve gerekli dökümanları eksiksiz teslim etmesi gerekiyor.
TÜRKİYE YÜZYILI'NDA ADALET VE TEKNOLOJİ VİZYONU
Bu teknolojik hamle, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerlilik oranını artırırken aynı zamanda stratejik bir teknolojik birikim sağlanmasını da amaçlıyor. Biyohibrit robotların sahaya inmesiyle birlikte, hem sivil hem de askeri alanda operasyonel hız ve gizlilik kabiliyeti en üst seviyeye taşınmış olacak.





