TCMB Başkanı Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı sunumda, merkez bankalarının fiyat istikrarı hedefiyle hareket eden teknik kurumlar olduğunu vurgulamıştır. Karahan, talep ve beklenti yönetimi aracılığıyla dezenflasyon patikasıyla uyumlu sıkılığı sağladıklarını belirtmiştir. Yüksek enflasyon sürecinde yaşanan yurt içi ve yurt dışı kaynaklı şoklarla baş etmenin öncelikleri olduğunu ifade eden Karahan, tüm para politikası araçlarını en etkin şekilde kullandıklarını bildirmiştir.
ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ VE SAVAŞIN ETKİLERİ
Enflasyonun yılın ilk 4 ayında birikimli olarak %14'ü geçtiğini belirten Karahan, bu rakamın sene başındaki tahminlerin üzerinde olduğunu ifade etmiştir. Savaş sonrası döneme ilişkin yansımaların para politikası duruşuyla şekilleneceğini kaydeden Karahan, jeopolitik risklerin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ancak kararlılıklarında bir değişiklik olmadığını vurgulamıştır. Nisan ayı verilerine dair şu detayları paylaşmıştır:
-
Enerji ve Ulaştırma: Son iki ayda enerji fiyatlarında %20'ye yakın artış görülmüş, buna bağlı olarak ulaştırma hizmetleri %13 yükselmiştir.
-
Giyim: Mevsimsel etkilerin üzerinde bir artışla aylık bazda %9 olmuştur.
-
Olumlu Gelişmeler: Hizmet enflasyonundaki aylık düşüşün sürmesi ve dayanıklı tüketim mallarının makul seyri olumlu taraflar olarak öne çıkmıştır.
BÜTÇE, ZARAR VE KKM MALİYETİ
Merkez Bankası'nın kar-zarar durumuna değinen Karahan, KKM uygulamasının sona ermesiyle döviz giderlerinin azaldığını söylemiştir. Geçen dönemde KKM maliyeti üzerinden raporlanan zararın 1 trilyon 65 milyar lira olduğunu belirten Karahan, zararın temel kaynağının likidite fazlasının sterilizasyonu kaynaklı faiz giderleri olduğunu açıklamıştır. Ayrıca, merkez bankalarının zarar etmesinin politikalarını uygulamalarına engel teşkil etmediğini eklemiştir.
REZERV STRATEJİSİ VE SERMAYE HAREKETLERİ
Karahan, olası şoklara karşı döviz likiditesi bulundurmak amacıyla rezerv tuttuklarını ve TL'deki yüksek oynaklığı sınırlayacak bir kur politikası izlediklerini belirtmiştir. Rezervlere ve yatırımlara dair şu bilgileri vermiştir:
-
Sermaye Girişi: Sıkı para politikası sonucu yabancı yatırımcıların "carry trade" pozisyonlarının yanı sıra tahvil ve hisse senedi gibi uzun vadeli araçlara ilgisi artmıştır.
-
Dış Borçlanma: Artan sermaye girişleri risk primini olumlu etkileyerek hazine ve reel sektörün borçlanma maliyetlerini düşürmüştür.
-
Altın Rezervi: 24 Nisan itibarıyla Merkez Bankası'nın 732 ton altın rezervi bulunmaktadır.
SOSYAL REFAH VE SEKTÖREL DÖNÜŞÜM
Yüksek enflasyonun maliyetini en çok dar gelirli vatandaşların hissettiğini ifade eden Karahan, dezenflasyon sürecinin bu kesimin alım gücünü koruyan tek kalıcı çözüm olduğunu savunmuştur. Sanayi sektöründeki zayıf görünümün temel nedeninin dış talepteki düşüş ve korumacı politikalar olduğunu belirten Karahan, Türkiye ekonomisinin yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun sektörlere doğru bir dönüşüm içerisinde olduğunu sözlerine eklemiştir.





