Türkiye gazetesi yazarı İsa Karakaş, emeklilik sistemine yönelik uzun süredir dile getirdiği eleştirileri bir kez daha gündeme taşıdı. Daha önce defalarca “son şans” diyerek uyardığını hatırlatan Karakaş, geçici maaş artışları ve taban ücret uygulamalarıyla mevcut yapının ayakta kalamayacağını belirtti.
SOSYAL GÜVENLİKTE ADALET VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SORUNU
Karakaş, sosyal güvenlikte adalet ve sürdürülebilirliğin ciddi biçimde zedelendiğini ifade ederek, kapsamlı bir reform yapılmadığı takdirde emeklilik sisteminde büyük bir krizin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
ASIL KIRILMA 1999 VE 2008 REFORMLARI
Karakaş’a göre emeklilik sistemindeki temel bozulma, 1999 ve 2008 yıllarında yapılan düzenlemelerle başladı. Bu reformlarla maaş hesaplama yönteminin kökten değiştirildiğini belirten Karakaş, aylık bağlama oranlarının düşürülmesi ve milli gelir artışının maaşlara yeterince yansıtılmamasının emekli gelirlerinde ciddi kayıplara yol açtığını dile getirdi. Özellikle düşük maaşlı emeklilerin bu değişimden en fazla etkilendiğine dikkat çekti.
‘EN DÜŞÜK MAAŞ’ UYGULAMASI SOSYAL YARDIMA DÖNÜŞTÜ
Hazine destekleriyle sürdürülen en düşük emekli maaşı uygulamasının, sosyal güvenlik sisteminin yapısını bozduğunu ifade eden Karakaş, bu yöntemin sistemi bir sosyal yardım mekanizmasına dönüştürdüğünü söyledi. Geçici desteklerle sorunun üstünün örtüldüğünü belirten Karakaş, bunun uzun vadede sürdürülebilir olmadığını kaydetti.
EMEKLİLERİN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR
Yüksek enflasyon, artan kira ve gıda fiyatlarının emeklilerin alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğüne dikkat çeken Karakaş, kalıcı çözümler yerine palyatif önlemlerle yol alınmaya çalışıldığını belirtti. Bu yaklaşımın aktüeryal dengeyi daha da bozduğunu ifade etti.
TABAN MAAŞ ADALETSİZLİĞİ ARTIYOR
2019 yılında yaklaşık 800 bin emekliyi kapsayan desteklerin bugün 5 milyon kişiye ulaştığını hatırlatan Karakaş, sistemde “kök aylık” gibi yapay kavramların öne çıktığını söyledi. Mevcut tabloda, 3.600 gün prim ödeyen bir SSK’lı ile 9.000 gün prim ödeyen bir Bağ-Kur’lunun aynı taban maaşı almasının ciddi bir adaletsizlik yarattığını vurguladı.





