ABD’de pedofili suçlamalarıyla yargılanırken cezaevinde ölen Jeffrey Epstein’le bağlantılı belgeler üzerinden gündeme taşınan bir ses kaydı iddiası, İsrail’in demografik yapısına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Kaydın, İsrail siyasetinin önde gelen isimlerinden Ehud Barak’a ait olduğu ileri sürülüyor. Ancak söz konusu kaydın teknik doğrulaması, bütün bağlamı ve resmî teyidi kamuoyuna sunulmuş değil.
SES KAYDI İDDİASI NEYİ İÇERİYOR?
Ortaya atılan iddiaya göre Barak, görüşmede İsrail’in demografik yapısına dair değerlendirmeler yapıyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1990’larda İsrail’e gelen yaklaşık 1 milyon göçmenin ülke üzerindeki etkisinden söz edildiği, benzer ölçekte yeni bir göç hareketinin tartışıldığı ileri sürülüyor.
Kayıtta, Rusya’dan gelecek Yahudi kökenli göçmenlerin sayısının artırılmasının İsrail’in iç dengelerine etkisinin ele alındığı iddia ediliyor. Ancak bu ifadelerin bir politika planı mı yoksa teorik bir analiz mi olduğu net değil.

NİTELİĞİN KONTROLÜ TARTIŞMASI
İddialarda yer alan bir diğer bölümde, 1990’larda gelen göçmenlerin dini statüsüne ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı öne sürülüyor. Gelecekte göçmenlerin dini kimliğine dair kriterlerin tartışıldığı, “niteliğin kontrol edilmesi” gerektiği yönünde bir yaklaşımın dile getirildiği iddia ediliyor.
Bu başlık, İsrail’de uzun süredir devam eden laik siyaset ile dini otorite arasındaki gerilimi de yeniden gündeme taşıdı. Evlilik, cenaze ve dini kimlik tanımı üzerindeki hahamlık otoritesi, ülkede zaten süregelen bir tartışma konusu.
FİLİSTİNLİ NÜFUS ARTIŞI
Kayıtta geçtiği öne sürülen ifadelerde, İsrail vatandaşı Filistinlilerin nüfus oranına ilişkin değerlendirmeler de yer alıyor. Bu artışın demografik bir mesele olarak ele alındığı iddia ediliyor.
Bu tür söylemler, İsrail içinde de “Yahudi devleti kimliği” ile “eşit yurttaşlık” tartışmalarının merkezinde bulunuyor. Ancak söz konusu ses kaydındaki ifadelerin resmî bir devlet politikası mı yoksa bireysel değerlendirme mi olduğu belirsiz.
KAYNAK VE DOĞRULUK SORUSU
İddialar, İngiltere merkezli Middle East Eye tarafından gündeme taşındı. Ancak ses kaydının tam ham versiyonu, teknik analizi ve konuşmanın bütünü kamuoyuna açık değil. Bu nedenle içerik, teyit edilmemiş bir iddia niteliği taşıyor.





