AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.
Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet dileyen Çelik, vefat haberinin ardından sosyal medyada yapılan bazı paylaşımları eleştirdi.
Çelik, böyle bir kayıp karşısında nefret söyleminin örgütlü şekilde ortaya çıkarılmasını lanetlediklerini belirterek, acıyı paylaşan ve insani hassasiyet gösteren siyasi partilere teşekkür etti.
CEMALLETTİN KANİ TORUN AK PARTİ'YE KATILDI
MKYK toplantısında partiye katılımlara ilişkin de açıklama yapan Çelik, daha önce birlikte yol yürüdükleri milletvekili Cemalettin Kani Torun'un yeniden AK Parti'ye katıldığını bildirdi.
Torun'un Afrika'da önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Çelik, kendisine "evinize hoş geldiniz" diyerek başarılar diledi.
AK Parti'ye hem belediye başkanlarından hem de milletvekillerinden çok sayıda katılım talebi geldiğini aktaran Çelik, bu taleplerin parti kurullarınca titizlikle incelendiğini ifade etti.
Çelik, önümüzdeki dönemde milletvekili, belediye başkanı ve belediye meclis üyesi düzeyinde yeni katılımların gerçekleşebileceğini belirterek, Bodrum Belediye Meclis Üyesi Asuman Gülsoy'un da AK Parti'ye katıldığını kaydetti.
"FON DOLANDIRICILARININ ÜZERİNE TAVİZSİZ GİDİLİYOR"
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade doğrultusunda çalışmaların hızlı şekilde sürdürüldüğünü söyledi.
Çelik, fon dolandırıcılığı yaptığı iddia edilen kişilere yönelik kararlı bir tutum sergilendiğini vurgulayarak, meşru yatırımcılarla bu süreçte usulsüzlük yaptığı belirlenen kişilerin birbirinden hassasiyetle ayrılması gerektiğini ifade etti.
Sermaye piyasalarına ve Türk ekonomisine zarar verebilecek değerlendirmelerden kaçınılması gerektiğini belirten Çelik, soruşturmanın sonuna kadar takip edileceğini dile getirdi.
Çelik, "Herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkum etmeyiz, ettirmeyiz. Ama herhangi bir siyasi himayeyle de herhangi bir iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, fon dolandırıcılarının aldığı paraların geri kazanılması ve sorumluların cezalandırılması için devletin tüm kurumlarının görev başında olduğunu belirtti.
FONLARIN TASFİYESİNDE ADİL VE ŞEFFAF SÜREÇ VURGUSU
Meşru yatırımcıların ve mağdur edilen kişilerin korunması için gerekli hassasiyetin gösterildiğini kaydeden Çelik, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığındaki Koordinasyon Kurulunun da konuyla ilgili üst üste toplantılar yaptığını aktardı.
Sermaye Piyasası Kurulunca (SPK) tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında sürecin adil, şeffaf ve etkin biçimde yürütülmesinin önemine işaret eden Çelik, ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildiğini hatırlatan Çelik, teklifin bu hafta görüşülmesinin beklendiğini bildirdi.
Çelik, benzer olayların yeniden yaşanmaması için yapısal tedbirlerin alınması ve sistemin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
SERMAYE PİYASASI KANUNU'NDA KAPSAMLI DEĞİŞİKLİK HAZIRLIĞI
Çelik, mevcut kanun teklifinin yanı sıra sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların giderilmesi, düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların güçlendirilmesi ve yaptırımların caydırıcılığının artırılması amacıyla yeni bir taslak üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Sermaye Piyasası Kanunu'nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikler öngören çalışmanın sürdüğünü belirten Çelik, tasfiye sürecine ilişkin düzenlemenin temel hedeflerini de anlattı.
Buna göre düzenlemeyle, tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi, fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve oluşan kayıp ile zararların sorumlulardan tahsil edilmesi amaçlanıyor.
Geri kazanılan değerlerin fon payı sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esasların da düzenleneceğini belirten Çelik, teklifin TBMM'de görüşülerek hayata geçirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
"YANLIŞ YAPANLARDAN HESABI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE SORULACAK"
Fon soruşturmasının siyasi polemik konusu haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, hem siyasi linçe hem de siyasi himayeye karşı olduklarını söyledi.
Gerçeğin adli ve mali incelemeler sonucunda ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Çelik, aksi durumda tartışmaların asıl meselelerden uzaklaşabileceğine dikkati çekti.
Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hem siyasi linçe karşı olduğumuzu, hem siyasi himayeye karşı olduğumuzu net bir şekilde söylüyoruz. Bunun da yolu adliyenin ve maliyenin çalışmaları çerçevesinde bütün gerçeğin açığa çıkmasıdır."
Fon soruşturmasında kararlılıklarının sürdüğünü vurgulayan Çelik, "Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi, bunların hiçbirinin önemi yok. Dediğim gibi ne siyasi linçle mahkum ettiririz herhangi bir kimseyi, ne de siyasi himayeyle hangi bir iddiayı örtbas ettiririz. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak." dedi.





