Gerçek ismi Gül Tut olan şarkıcı Güllü fantezi müziğin Türkiye'de; Tüdanya, Kibariye ve Bergen gibi isimlerden sonraki genç temsilcisi oldu. Türkiye'de çok sevilen "yanık okuma" denilen formata uygun, zaman zaman kısık ve çatlayan sesi ve "harbi ama anne" kadın imajı onu hayranlarının gözünde benzersiz yapan özelliklerindendi. Genelde programlarda çocuklarına olan sevgisi ve fedakarlığı konuştuklarının alt metninde de hissedilen, dinleyen ya da dinlemeyen olsun samimiyeti hissedilen bir insandı Güllü.

Çalkantılı hayatı ve sahip olamadıklarını çocuklarına verme ihtiyacı belki de, sanatçının şok ölümü sonrası normalde hiç tanımadığımız çocukları her yerde konuşulur oldu. Kızı Tuğyan Ülkem Gülter de, oğlu Tuğberk Yağız Gülter de rahata alışık, "şımarık" diye tanımlanan çocuklar imajı çizdiler. Bunun gerçekliğini derinden bilemesek de en azından medyadan yansıyan rolleri böyle oldu.

TUĞBERK SAATLER SONRA 'ANNEM İNTİHAR ETMEDİ' AÇIKLAMASI YAPTI

Derken 26 Eylül gecesi tüm Türkiye'yi şokla sarsan bir olay gerçekleşti ve sabahın köründe Tuğberk elinde bir basın açıklaması tutarken televizyonlarda görüldü. Uyanamamış gözler Tuğberk'in söylediklerini anlamlandırmaya çalışırken; Güllü'nün Yalova'daki evinin 6. katındaki camdan düşerek hayatını kaybettiği haberleri yayılmaya başladı. Tuğberk annesinin ölümünden saatler sonra "bunun bir intihar olmadığını" açıklıyordu tuhaf bir şekilde...

KARAKTER ANALİZİ SONUCU BORDERLİNE KİŞİLİK İDDİASI

Bir süre herkes olayı kaza sandı. Olayla ilgili hüküm henüz olmasa da savcılık Güllü'nün kızını "üst soyu tasarlayarak ve kasten öldürme" suçundan tutuklayarak cezaevine gönderdi. Olay gecesi Tuğyan ve Güllü ile aynı odada bulunan Tuğyan'ın arkadaşı Sultan Nur Ulu "cinayeti" itiraf ederken, "Annesini Tuğyan camdan aşağıya itti" deyince, sanatçının ölümü daha da trajik bir hal aldı ve kızı tutuklandı. Bir süre sessiz kalan oğlu, sonunda artık ablasına inanmadığını ve ablasının sevgilisi Kervan için bu tarz bir hareket yapabileceğini söyledi. Derken sabah programlarında Tuğyan'ın karakter analizi yapılmaya başladı. "Şiddete meyilli, para düşkünü, zorba, mafya olmak isteyen, kendi kızını ancak haftada bir gören, kızıyla ilgilenmeyen, çok küfür eden, borderline" bir kişilik çıktı ortaya... Ekranlara yansıyan iddialar bu şekilde...

'SULTAN, TUĞYAN'IN NİYETİNİ BİLİYORDU' İDDİASI

Türkiye şoku atlatamasa da, biraz sakinlemişken şimdi de Güllü cinayetinde Sultan Nur Ulu'ya gözler çevrildi. "Esra Ezmeci ile Yeni Baştan" programında son günlerde, "Sultan'ın da cinayette payı olabileceği" ihtimalleri konuşuldu. Stüdyodaki tanıklar ve yorumcular, Sultan'ın ifadesinde, "Tuğyan'ın annesini öldürmek istediğini bilmiyordum" sözlerini sorguladı ve Tuğyan'ın bu niyetini açıkça herkes söylemesinden, hatta annesini öldürmesi için kiralık katil tutmaya kalkıştığı iddialarından dolayı annesini öldürmeyi istediğini en yakınındaki Sultan'a söylememesinin "hayatın doğal akışına aykırı olduğu" (yani söylememesi imkansız sonucu çıkardılar) ortaya koyuldu.

7 SAATTE PLAN MI YAPTILAR?

Ayrıca Sultan ve Tuğyan'ın gözaltına alınmadan önce birlikte geçirdikleri son günde ifadelerinde açıkta kalan, anlatmadıkları/açıklamadıkları/gizledikleri bir 7 saatlik boşluk olduğu öne sürüldü. Stüdyodakiler, ikilinin söyledikleri gibi gerçekten de Tuğyan'ın kızına bakıcı aramak için adaylarla buluşsalar bile, bunun ancak 1 saat sürecek bir eylem olduğu oysa arada açıklanmayan 7 saatlik boşluk bulunduğuna dikkat çekti. Ve "bu boşluk sırasında ikilinin ifadelerini çalışmış olabilecekleri" belirtildi.

Ardından Güllü'nün düşmesinden yarım saat sonra Sultan'ın, sinir krizi geçiren Tuğyan'dan uzakta, polise verdiği ilk mülakatta, Güllü'nün alkollü olduğu, odaya geldiği ve şarkı açıp oynarken ayağının kayıp düştüğünü söylediği ortaya çıktı. Benzer ifadeyi saatler sonra Tuğyan'ında verdiği ifade edildi. Yani programda Sultan ve Tuğyan'ın bu ifadeyi önceden konuşup üzerinde anlaştıkları iddia edildi. Sultan günler sonra olayı gözaltına alındıklarında itiraf ettiğinde neden daha önce anlatmadığını Tuğyan'dan korkmasına bağlamıştı. Oysa ilk mülakatta polise takır takır doğru olmayan senaryoyu soğukkanlılıkla anlatabilmişti. Ayrıca bilirkişi Güllü'nün odaya şarkıyı duyup geldiği ve "Malkata" adlı Güllü'nün konserlerinde çaldığı hareketli şarkının Sultan'ın telefonundan açıldığı da, Sultan'ı yalanlayan başka bir detaydı. Ayrıca savcılığın, Sultan'ın telefonunda Roman havası, Malkata ve Sezen Aksudan oluşan 3 şarkılık bir playlist (yani bu şarkılar önceden seçilip bir araya getirilmiş) bulunmasını da çok sorguladığı belirtildi. Bir de bilirkişi raporunda, Sultan ve Tuğyan'ın kamera görüntülerinin gölge iz düşümlerinden ikilinin, Güllü'nün tuvaletten çıkıp çıkmadığını kontrol ettikleri ve çıktığını görünce şarkıyı çalmaya başladıklarının da tespit edildiği anlatıldı. Bütün bunlar ışığında Esra Ezmeci'nin programında Sultan'ın ifadesinde yalan söylediği ve cinayetle ilgisi olabileceği öne sürüldü.

ADALET YERİNİ BULSUN

Şimdi olayın nereye evrileceği, ev hapsindeki Sultan'a ne olacağı, Tuğyan'ın yargılanmasına ne zaman başlanacağı, olayla ilgili başka şüphelilerin de gözaltına alınıp alınmayacağı merak ediliyor. Ve en önemlisi Türkiye sadece hakikat ışığında adaletin yerine gelmesini bekliyor.

Muhabir: ELİF AKSU