İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Cezaevi kampüsündeki salonda görülen "casusluk" davasının ikinci duruşmasında, tutuklu sanıklar Merdan Yanardağ ve Necati Özkan savunmalarını yaptı. İddianameyi "deli saçması" ve "absürt" olarak nitelendiren sanıklar, suçlamaların siyasi bir operasyon olduğunu savundu.
İMAMOĞLU DAVASINDA "CASUSLUK" SAVUNMALARI: "DELİ SAÇMASI BİR İDDİANAME"
Duruşmada ilk sözü alan Tele 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, gazetecilik faaliyetlerinin ve siyasi eleştirilerin suç sayılmaya çalışıldığını ifade etti. Casusluk suçlamasının temelinde yer alan "gizli belge" unsurunun dosyada bulunmadığını belirten Yanardağ, televizyon yayını üzerinden casusluk yapılmasının dünya tarihinde bir örneği olmadığını savundu.
"TELE 1 ÜZERİNDEN ALGI YAPILDIĞI İDDİASI ASILSIZDIR"
Yanardağ, iddianamede yer alan "Tele 1 üzerinden manipülasyon yaparak seçim kazandırıldığı" yönündeki iddialara sert tepki gösterdi. Sanık Hüseyin Gün'ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine algı operasyonu yürüttüğü suçlamasını reddeden Yanardağ, "Bir televizyon kanalı aracılığıyla casusluk yapıldığını hiç görmedim. Bu tamamen Tele 1'i susturma ve kayyum atama girişimidir" dedi.
EŞİNE YÖNELİK İSTİHBARAT FİRMASI İDDİASINA YANIT
Eşinin ortağı olduğu şirketin "istihbarat firması" olarak nitelendirilmesini eleştiren Yanardağ, söz konusu şirketin 2008 yılında kurulmuş bir sosyal medya ve piyasa araştırma firması olduğunu söyledi. Şirketin Tele 1'in kuruluşundan ve Ekrem İmamoğlu'nun belediye başkanı olmasından yıllar önce faaliyet gösterdiğini belirten Yanardağ, "Burada bir gizem yaratılarak algı oluşturulmaya çalışılıyor" ifadelerini kullandı.
NECATİ ÖZKAN: "CEZAEVİNDE '007 HOŞ GELDİN' DİYE KARŞILANDIM"
Kampanya direktörü Necati Özkan, savunmasında tutuklandığı gün cezaevi görevlileri tarafından "007" lakabıyla karşılandığını anlatarak davanın trajikomik bir hal aldığını söyledi. Özkan, tek suçunun Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyalarını yönetmek olduğunu savundu ve Merdan Yanardağ ile hayatında sadece iki kez, o da mahkeme salonunda bir araya geldiğini vurguladı.
"SANKİ BEN OLMASAM EKREM BEY SEÇİLEMEYECEKTİ"
Seçim başarılarının sadece bir iletişim stratejisine indirgenemeyeceğini belirten Özkan, yüz binlerce insanın emeğinin yok sayıldığını ifade etti. Hüseyin Gün ile yakın bir ilişkisi olmadığını, sadece stratejilerini korumak adına nezaketle fikirlerini geri çevirdiğini anlatan Özkan, "Casusluk" suçunu tümüyle reddederek beraatini talep etti.
DURUŞMA YARINA ERTELENDİ
Sanık savunmalarının ardından mahkeme heyeti, duruşmaya ara verdi. Diğer sanıkların savunmalarının alınması ve taleplerin değerlendirilmesi amacıyla davanın görülmesine yarın sabah devam edilecek.





