Halk TV’de Ebru Baki’nin sunduğu programda konuşan İsmail Saymaz, Ali Yerlikaya’nın görevden ayrılmasının ardından parti içinde oluşan havaya ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.
Saymaz, Yerlikaya’nın gidişinin ardından AK Parti’de “bir rahatlama” gözlemlediğini belirterek şu sözleri aktardı: “AK Parti’de bir genel memnuniyet var anlayamadığım şekilde. ‘İyi ki gitti’ şeklinde hava bile var.”
DANIŞMANI GRUPTAN ÇIKARILDI
Saymaz, Yerlikaya’nın basın danışmanı Ergün Yolcu’nun da süreçten etkilendiğini söyledi: “O kadar ki Ali Yerlikaya’nın basın danışmanı olan iletişim profesörü Ergün Yolcu İletişim Bakanlığı’nın haberleşme grubundan atıldı. Çıkarttılar gruptan Ergün hocayı.”
Yolcu hakkında parti içinde daha önce “sosyal demokrat”, “AK Partili değil” gibi eleştirilerin yapıldığını da aktaran Saymaz, muhalif basına bilgi sızdırıldığı iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

“YENİLİR YUTULUR DEĞİL”
Programda en dikkat çeken bölüm ise Saymaz’ın bürokrasiden bir ismin değerlendirmesini aktardığı an oldu. Söz konusu kişi, Yerlikaya dönemi için şu ifadeleri kullandı: “Yıllar içerisinde bir dünya emek ve bedelle kurulmuş ve tıkır tıkır işleyen sistem, ne varsa bozuldu. Jandarmadan polise, özel idareden mülki idare amirlerine, sahil güvenliği, AFAD’a kadar bütün personelin motivasyonu sıfırlandı.
Bütün bürokraside… bu şekilde bakanlıktan etkilendi. Bir kenarda sessizce çalışan, çocuklar, kibir abidelerine dönüştü. Bir kısmı kirlendi. 15 Temmuz sonrası oluşturulmuş devlete ve millete aidiyete sahip kadrolar biçildi.
Bakın şu an Hakkari uç noktasından Derecik Sınır Kapısı’ndan bir aracı cephanelikle doldurun, uyuşturucuyla doldurun. Bütün Türkiye’yi boydan boya geçip bir diğer uç noktası Edirne’ye Kapıkule Sınırı’na kadar bir kez bakın, bir kez dahi kontrole girmeden seyredebilir. Yerlikaya kontrol noktalarının tamamını kaldırdı.”
Saymaz, bu değerlendirmeler üzerinden Yerlikaya dönemi için bir “hasar tespit raporu” çıkarılması gerektiğinin ileri sürüldüğünü söyledi.
SOYLU GERİLİMİ VE HESAPLAŞMA İDDİASI
Saymaz ayrıca Ali Yerlikaya ile Süleyman Soylu dönemleri arasında bürokratik gerilim yaşandığını ifade etti. “Ve Ali Yerlikaya biraz bu gerilimden de beslendi. Yani Süleyman Soylu’ya, Süleyman Soylucu kadrolara yüklendi. Onlardan bazıları açığa alındı, bazıları merkeze çekildi. Bazıları etkisiz kılındı. Süleyman Soylu ile doğrudan husumet ilişkisine girildi.”
Saymaz, yeni dönemde İçişleri bürokrasisinde yeni bir hesaplaşma ihtimaline dikkat çekerek, Ayhan Bora Kaplan davasının bu sürecin sahalarından biri olabileceğini söyledi.





