Milyonların tedirginlikle takip ettiği İstanbul depremi tartışmalarında, bilim dünyasından gelen açıklamalar gündemdeki yerini koruyor. Marmara Denizi’ndeki fay hatlarına ilişkin senaryolar yeniden masaya yatırılırken, olası sarsıntının büyüklüğünden çok zeminin vereceği tepkiye dikkat çekiliyor.

ABD MERKEZLİ ÇALIŞMA TARTIŞMA YARATMIŞTI

ABD merkezli uluslararası hakemli bilim dergisi Science’ta 2025’in son aylarında yayımlanan bir makalede, Marmara Denizi’ndeki Kumburgaz çukurunda 1766’dan bu yana yaklaşık 6 metrelik deformasyon biriktiği öne sürülmüştü. Söz konusu çalışmada, bu birikimin 7’den daha büyük bir deprem riskine işaret edebileceği değerlendirilmişti. Bu iddia, hem kamuoyunda hem de bilim çevrelerinde geniş yankı uyandırmıştı.

PROF. DR. OSMAN BEKTAŞ BU TEZE İTİRAZ ETMİŞTİ

Jeoloji profesörü Prof. Dr. Osman Bektaş, söz konusu makaledeki hesaplamalara karşı çıkarak farklı bir görüş ortaya koymuştu. Bektaş, Kumburgaz çukuru altında 6 metrelik bir deformasyonun birikmesinin çok daha büyük bir deprem anlamına geleceğini belirterek, fayın bu gerilimi süreç içinde harcadığını savunmuştu.

Bektaş’a göre bölgede bu ölçekte bir deformasyonun birikmesi jeolojik verilerle örtüşmüyor.

Hamvscfacaivi6A

ZEMİN ETKİSİ ŞİDDETİ ARTIRABİLİR

Prof. Dr. Bektaş son değerlendirmesinde, beklenen İstanbul depremi için senaryonun daha net hale geldiğini ifade etti. Orta Marmara Sırtı’ndaki ince ve kırılgan kabuğun sığ bir depremsellikle kırılabileceğini belirten Bektaş, doğudaki Çınarcık Çukuru’nun ise kırılmayı durdurabilecek bir termal bariyer oluşturabileceğini dile getirdi.

Bektaş’ın dikkat çeken uyarısı ise zemin özellikleri üzerine oldu. Olası depremin büyüklüğünün 6.2–6.4 seviyesinde kalması durumunda bile özellikle Avcılar hattında görülen basen etkisi ve zemin büyütmesinin sismik dalgaların şiddetini 7 seviyesine çıkarabileceğini vurguladı.

“BÜYÜKLÜK DEĞİL, ZEMİNİN TEPKİSİ YIKAR”

Uzman isim, yıkıcı etkiyi belirleyen temel unsurun yalnızca depremin büyüklüğü olmadığını hatırlatarak, zeminin verdiği tepkinin hasar üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Bu nedenle özellikle zemin yapısı zayıf bölgelerde riskin daha yüksek olduğuna işaret ediliyor.

Bilim insanlarının ortak uyarısı ise aynı noktada birleşiyor: Deprem gerçeği değişmiyor ve hazırlık, olası senaryolardan daha hayati bir önem taşıyor.

Ekran Goruntusu 2026 02 08 083721

Muhabir: SAADET ÇAKIR