Araştırmalar, kahvenin mide asidi üretimini artırabildiğini gösteriyor. Bu nedenle mide yanması, reflü, bulantı ve hazımsızlık gibi şikâyetlerle ilişkilendiriliyor. Toplumda kahvenin mideyi tahriş ettiği algısı da buradan kaynaklanıyor.

Ancak bilimsel çalışmalar, kahve tüketimi ile sindirim problemleri arasında güçlü ve doğrudan bir bağlantı kurmuyor. Aç karnına ya da yemek sonrası içimin semptom sıklığında anlamlı bir fark görülmüyor. Hassas bünyelerde rahatsızlık görülebilse de etkinin kişisel toleransla bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Kahve 1024X600

KAHVE KORTİZOL SEVİYELERİNİ YÜKSELTİR Mİ?

Kortizol, sabah saatlerinde doğal olarak yükselen stres hormonları arasında yer alıyor ve kahvenin kortizol üretimini uyardığı biliniyor. Bu nedenle bazı iddialar, sabah kahvesinin hormon dengesini bozabileceğini öne sürüyor.

Düzenli kahve tüketiminde beyin, kafeine karşı tolerans geliştirebiliyor; bu durum daha yüksek doz ihtiyacına yol açabiliyor. Aşırı tüketimde ise çarpıntı, huzursuzluk, panik atak şiddetlenmesi, baş ağrısı, migren ve tansiyon yükselmesi gibi etkiler görülebiliyor. Uyku düzeni de doğrudan etkileniyor; yetişkinlerde kafeinin etkisi yaklaşık yedi saate kadar sürebiliyor.

Kahve-35

AÇ KARNA İÇMEK HORMONLARI ETKİLER Mİ?

Araştırmalar, düzenli kahve tüketen kişilerde kortizol artışının sınırlı kaldığını ve bazı çalışmalarda artış gözlemlenmediğini ortaya koyuyor. Kortizol yükselmesinin geçici olduğu ve uzun vadeli sağlık riskleriyle ilişkilendirilmediği belirtiliyor. Aç karnına veya tok karnına içim arasında anlamlı hormon farkı bulunmadığı bilimsel verilerle destekleniyor.

KAFEİNİN YAN ETKİLERİ

Kafein, çarpıntı, huzursuzluk, uyku bozukluğu, baş ağrısı ve anksiyete gibi yan etkilere yol açabiliyor. Risk, aşırı tüketimde artıyor. Uzmanlar, günlük kafein sınırını yaklaşık 400 mg olarak belirliyor. Hamilelik döneminde ise kafein tüketimi ciddi şekilde sınırlandırılıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ