Eskişehir'de yaşanan bir olay üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira ödemesinin ispatında "tanık" formülünün geçerli olamayacağına hükmetti. Bu karar, elinde banka dekontu veya imzalı tahsilat makbuzu olmayan ancak "şahidim var" diyen kiracıların hukuken zora düşeceğini gösteriyor.
Kesin Delil Şartı Getirildi
Dava konusu olayda, kiracı sözleşmede banka şartı olmasına rağmen ödemeyi elden yapmış ve bunu tanıklarla ispatlamaya çalışmıştı. Yerel mahkeme kiracıyı haklı bulsa da Yargıtay bu kararı bozdu. Yüksek Mahkeme, kira borcunun senetle ispat sınırının üzerinde olduğu durumlarda, ödemenin yapıldığının ancak "kesin delillerle" (yazılı belge, banka dekontu vb.) kanıtlanabileceğini vurguladı. Yani, komşunuzun veya arkadaşınızın "Ben parayı verirken oradaydım" demesi, mahkeme nezdinde borçtan kurtulmanız için yeterli sayılmayacak.
Yazılı Sözleşme Varsa Kural Değişmez
Kararın en can alıcı noktası ise yazılı sözleşmelere yapılan vurgu oldu. Yargıtay, taraflar arasında halihazırda yazılı bir kira kontratı varsa, bu kontratın aksini iddia eden ödeme şekillerinin yine yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini belirtti. Bu içtihatla birlikte, ev sahibinin "ödemeyi almadım" diyerek icra takibi başlatması durumunda, elinde belgesi olmayan kiracı, parayı gerçekten ödemiş olsa bile borcu tekrar ödemek zorunda kalabilir. Uzmanlar, mağduriyet yaşanmaması için tüm ödemelerin kayıt altına alınması gerektiğini belirtiyor.





