İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasına 4'ü tutuklu 6 sanık, taraf avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı. Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Hayatını kaybeden Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acılarının dinmeyeceğini belirterek sanıkların hak ettikleri cezayı almasını istedi. Servet Böcek'in babası Yılmaz Böcek ise verilecek cezaların acılarını hafifletmeyeceğini ancak en üst sınırdan ceza verilmesini beklediklerini söyledi.

OTEL SAHİBİNDEN SAVUNMA

Tutuklu sanık otel sahibi Hakan Oğlak, yaşanan olaydan büyük üzüntü duyduğunu ifade ederek, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi." dedi.

İlaçlama şirketinin otelin boşaltılması veya kapatılması yönünde herhangi bir uyarıda bulunmadığını öne süren Oğlak, kullanılan ilaçların insan sağlığına zarar vermeyeceğinin kendilerine söylendiğini savundu. Olayda kusuru veya ihmali bulunmadığını belirten sanık beraatini talep etti.

İLAÇLAMA FİRMASI SUÇLAMALARI REDDETTİ

İlaçlama firmasının yetkilisi Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek ölümlerin ilaçlamadan kaynaklanmadığını, bilirkişi raporları ile Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişkiler bulunduğunu ileri sürdü.

Şirket çalışanı Doğan Cağferoğlu ise firmada yeni çalışmaya başladığını belirterek tek hatasının sertifika konusuna yeterince önem vermemek olduğunu söyledi ve tahliyesini istedi.

MAHKEMEDEN HAPİS CEZALARI

Mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi Zeki Kışı ile oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Otel sahibi Hakan Oğlak aynı suçtan 13 yıl 4 ay hapis cezası aldı. İlaçlamayı gerçekleştiren Doğan Cağferoğlu ise 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkûm edildi.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ile Rustemsha Batyrov hakkında ise beraat kararı verildi.

İDDİANAMEDE NELER YER ALDI?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan çeşitli hapis cezaları talep edilmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'te meydana gelen olayda Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, tedavi altındaki baba Servet Böcek'in ise 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği belirtilmişti.

İLK ŞÜPHE GIDA ZEHİRLENMESİYDİ

Soruşturmanın ilk aşamasında olayın gıda zehirlenmesi olabileceği değerlendirilirken, ailenin olay öncesinde yemek yediği işletmeler tek tek incelendi.

Kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller satın alınan iş yerlerinden numuneler alınarak İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne gönderildi. Yapılan incelemelerde gıda kaynaklı bir zehirlenme bulgusuna rastlanmadı.

RAPORLAR İLAÇ ZEHİRLENMESİNİ İŞARET ETTİ

Adli Tıp Kurumu'nun otopsi raporunda aile bireylerinin ölüm nedeninin, kaldıkları otelde böcek ilaçlamasında kullanılan kimyasal maddeye bağlı zehirlenme olduğu belirtildi.

Bilirkişi raporunda da ölümlerin gıda kaynaklı olmadığı vurgulanırken, olayın yanlış kimyasal olan alüminyum fosfit kullanılması, yetkisiz personelin görevlendirilmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle meydana geldiği ifade edildi.

ASLİ KUSURLAR RAPORDA SIRALANDI

Bilirkişi raporunda, sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının sahibi Zeki Kışı, firma yetkilisi Serkan Kışı ve ilaçlamayı yapan Doğan Cağferoğlu asli kusurlu olarak gösterildi.

Raporda ayrıca otel sahibi Hakan Oğlak'ın da yetkisiz kişilerle çalışılmasına izin vermesi, uygun olmayan biyosidal ürünlerin kullanılmasını engellememesi, ilaçlama sırasında oteli tahliye etmemesi ve misafirlerin güvenliğini sağlayacak önlemleri almaması nedeniyle asli kusurlu olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Kaynak: AA