Salgın kelimesi artık sadece geçmişi anlatmıyor; 2026’da, bilim dünyasının önündeki en büyük başlıklardan biri haline geldi. Uzmanlar, özellikle gripteki hızlı mutasyonların ve bazı virüslerin kıtalar arası dolaşımının, “yeni normal” dediğimiz güven hissini bir kez daha zayıflatabileceği görüşünde.

KUŞ GRİBİ VE “SÜPER GRİP” GÜNDEMDE

Grip virüsleri arasında en çok tedirginlik yaratan başlıklardan biri, Influenza A. Çünkü bu virüs grubunun en büyük özelliği, sürekli değişmesi ve her sezon farklı sürprizler çıkarabilmesi. Geçmişte Meksika’da domuzlarda ortaya çıktıktan sonra dünyaya yayılan H1N1 alt tipi, bu riskin en bilinen örneklerinden biri olarak hafızalarda duruyor.

Son dönemde ise gözler özellikle H5N1’e çevrildi. Bilim insanlarını kaygılandıran detay şu: Virüsün kuşlardan memelilere geçiş göstermesi, “insana uyum sağlar mı?” sorusunu artık teoriden çıkarıp gerçek bir alarma dönüştürüyor. Üstelik mevcut grip aşılarının H5N1’e karşı yeterli koruma sağlamayabileceği konuşuluyor.

Öte yandan ABD’de “süper grip” adıyla anılan H3N2 alt türünün yayılımı da dikkat çekici seviyeye ulaştı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) sezon tahminlerine göre en az 11 milyon vaka, 120 bin hastane yatışı ve 5 bin ölüm bekleniyor. Bu tablo, grip tehdidinin basit bir “kış hastalığı” olmaktan çıktığını gösteriyor.

Super Grip Salgini Yayiliyor Bu Viruslerden Biri Dunyayi Pandeminin Esigine Getirebil 3277144 Photogallery 6

MPOX GERİ DÖNÜŞ RİSKİ

Eskiden “maymun çiçeği” olarak bilinen Mpox, ilk kez 1950’lerde kayda geçse de son yıllarda yeniden küresel gündemin üst sıralarına tırmandı. Ateşle başlayan süreç, haftalar sürebilen ağrılı döküntülere dönüşebiliyor. Virüsün Klade I ve Klade II olmak üzere farklı türleri bulunurken, Klade I’in daha ağır seyrettiği biliniyor.

Mpox için aşı bulunmasına rağmen, etkili tedavi seçeneklerinin sınırlı olması risk algısını büyütüyor. Ayrıca Afrika’daki Klade I vakalarının yeterince yakından izlenmemesi ayrı bir kırmızı alarm. CDC’nin 2024 sonu değerlendirmesinde, Orta ve Doğu Afrika’da, özellikle Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yaklaşık 46 bin şüpheli vaka ve 200’ün üzerinde ölüm kaydı yer alıyor.

Super Grip Salgini Yayiliyor Bu Viruslerden Biri Dunyayi Pandeminin Esigine Getirebil 3277144 Photogallery 10

İKLİMLE YAYILAN SİVRİSİNEK TEHLİKESİ

Küresel ısınmanın salgın gündemini değiştirdiği artık net bir gerçek. Çünkü iklim değiştikçe, sivrisineklerin ve taşıyıcı böceklerin yaşadığı coğrafya genişliyor. Bu da bazı virüslerin “sınır tanımadan” yayılmasına zemin hazırlıyor.

Bu başlıklardan biri Oropouche virüsü. 1950’lerde Trinidad’da tespit edilen virüs, sivrisinekler ve küçük ısıran sinekler aracılığıyla bulaşıyor. Ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları en yaygın belirtiler arasında. Bazı vakalarda ise haftalar süren halsizlik görülebiliyor ve hastalık iyileştikten sonra yeniden nüksedebiliyor. En kritik nokta ise şu: Oropouche için spesifik aşı veya tedavi yok.

Benzer şekilde Chikungunya da uzmanların sık sık işaret ettiği tehlikelerden. Virüs, özellikle Aedes aegypti ve Aedes albopictus sivrisinekleriyle bulaşıyor. En ayırt edici tarafı ise ani başlayan yüksek ateşin yanında gelen, hayat kalitesini ciddi biçimde düşüren şiddetli eklem ağrıları.

Super Grip Salgini Yayiliyor Bu Viruslerden Biri Dunyayi Pandeminin Esigine Getirebil 3277144 Photogallery 11

KIZAMIKTA SESSİZ YÜKSELİŞ

En çarpıcı başlıklardan biri ise modern çağda unutuldu sanılan bir hastalığın yeniden yükselişi: Kızamık. Aşılanma oranlarının düşmesiyle birlikte ABD’de ve dünya genelinde vaka sayılarında artış yaşandığı ifade ediliyor.

2025 yılında ABD’de 2 binden fazla kızamık vakası kayda geçti ve bunun son 30 yılın en yüksek seviyesi olduğu belirtiliyor. Kızamık aşısının etkinliğinin yüzde 97’ye kadar çıktığı hatırlatılırken, aşısız kişilerin virüse maruz kalması halinde enfekte olma ihtimalinin 10 kişiden 9 olduğu vurgulanıyor.

Super Grip Salgini Yayiliyor Bu Viruslerden Biri Dunyayi Pandeminin Esigine Getirebil 3277144 Photogallery 12

HIV İÇİN YARDIM AKSAMALARI RİSKİ BÜYÜTÜYOR

Tıbbi tedavide ciddi ilerlemeler olmasına rağmen HIV konusunda yeni bir endişe dalgası var. Uluslararası yardım programlarındaki aksamalar, virüsün bazı bölgelerde yeniden yayılmasına zemin oluşturabilecek risklerden biri olarak gösteriliyor.

Uzmanların ortak vurgusu ise daha geniş bir çerçeveye dayanıyor: İnsanların ekosistemleri zorlaması, doğayla temas biçiminin değişmesi ve küresel hareketlilik, “henüz keşfedilmemiş” yeni virüslerin ortaya çıkma olasılığını artırıyor.

Muhabir: SAADET ÇAKIR