Bölgedeki çatışmanın genişleme ihtimali konuşulurken, Ankara’daki diplomasi trafiği hız kesmiyor. Medya temsilcileriyle bir araya gelen Hakan Fidan, savaşın askeri boyutunun yanı sıra enerji, ekonomi ve güvenlik etkilerinin de masada olduğunu belirtti.

“TÜRKİYE KENDİNİ HER ZAMAN KORUR”

“Saldırıların Türkiye’ye yönelme ihtimali var mı?” sorusuna açık bir yanıt veren Fidan, İran başlığından bağımsız konuştuğunu belirterek Türkiye’nin güvenlik kapasitesine vurgu yaptı. Türkiye’nin gerekli iradeye ve yeteneğe sahip olduğunu söyleyen Bakan, olası tehditlere karşı hazırlıkların sürdüğünü ifade etti.

Fidan, çatışmanın tırmanarak tüm bölgeyi içine alan bir istikrarsızlığa dönüşmesinin en kötü ihtimal olduğuna işaret etti. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel enerji ve finans piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini belirten Bakan, enerji arz güvenliği konusunun Türkiye açısından da yakından takip edildiğini söyledi. Askeri, siyasi ve ekonomik boyutların ayrı ayrı çalışıldığını dile getirdi.

“SAVAŞI GECİKTİRDİK”

Diplomasi trafiğine de değinen Fidan, yürütülen temaslarla savaşın başlangıcının geciktirildiğini, ancak müzakere sürecinin ortasında askeri yönteme dönüldüğünü belirtti. Türkiye’nin temel talebinin karşılıklı saldırıların durması ve yeniden diplomasi zeminine dönülmesi olduğunu vurguladı.

VATANDAŞLAR İÇİN 24 SAAT TAKİP

Bölgede bulunan Türk vatandaşlarının durumuna ilişkin de bilgi veren Fidan, özellikle İran’da yaklaşık 20 bin civarında Türk vatandaşı bulunduğunu, sınır kapılarında geçişlerin sürdüğünü ve ilgili birimlerin 24 saat esasına göre çalıştığını açıkladı. Olası göç senaryoları için de kurumlar arası koordinasyonun hazır olduğunu belirtti.

Ankara bir yandan diplomatik temaslarını sürdürürken, diğer yandan en kötü ihtimale karşı güvenlik planlarını devrede tutuyor. Mesaj net: Türkiye, gelişmeleri sadece izleyen değil, senaryoları çalışan ve kendini korumaya hazır bir pozisyonda.

Muhabir: SAADET ÇAKIR