Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nın hiçbir ülkeye karşı olmadığını belirterek yeni üyelerin kabulüne açık olduğunu söyledi. Gümrükçü, anlaşmanın Türkiye’ye hukuki, mali veya insan kaynağı açısından yükümlülük getirmediğini, TSK’nin başka ülkelerde konuşlanmasının ise Anayasa’nın 92. maddesi çerçevesinde değerlendirileceğini vurguladı.
MEKKE ANLAŞMASI MECLİS’E SUNULDU
Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, TBMM Dışişleri Komisyonunda, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunma amacıyla imzalanan Mekke Anlaşması’nın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Anlaşmanın Meclis’e sunulma sürecine ilişkin bilgi veren Gümrükçü, yeni yasama döneminin ekim ayı başında başlamasının ardından resmi onay sürecini başlattıklarını belirtti. Gümrükçü, anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanunun kısa süre içinde TBMM’ye gönderildiğini ifade etti.
Anlaşma kapsamında bugüne kadar yapılan görüşmelerin ve atılan adımların istişari ve hazırlık amaçlı olduğunu kaydeden Gümrükçü, bunların Türkiye açısından insan kaynağı, hukuki veya mali bir yükümlülük oluşturmadığını söyledi.
ANLAŞMANIN SÜRESİ VE ÇEKİLME ŞARTLARI
Mekke Anlaşması’nda ülkelerin 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilememesine ve anlaşmanın süresiz olmasına ilişkin soruları yanıtlayan Gümrükçü, uluslararası teamüllerde bu tür anlaşmaların genellikle süresiz olarak düzenlendiğini belirtti.
Gümrükçü, Montrö Anlaşması’nda sürenin 20 yıl olarak belirlendiğini hatırlatarak uluslararası hukukta farklı süre düzenlemelerinin örneklerinin bulunduğunu dile getirdi.
Anlaşmanın 8. maddesi kapsamında genel sekreterin atanması ve ilk genel sekreterin Pakistan’dan olması hususunun da düzenlendiğini bildirdi.
YENİ ÜYELERİN KABULÜNE AÇIK OLACAK
Mekke Anlaşması’nın yeni üyelerin katılımına açık olduğunu belirten Gümrükçü, ittifakın gelecek dönemde genişlemesinin öngörüldüğünü söyledi.
Yeni üyelerin kabulünün üç ülkenin ortak kararıyla mümkün olacağını ifade eden Gümrükçü, Türkiye açısından bu sürecin NATO örneğinde olduğu gibi TBMM onayına sunulacağını kaydetti.
Sekretaryanın işleyişinin ise anlaşmanın üç ülke tarafından onaylanmasının ardından taraflar arasında yapılacak danışma ve istişarelerle şekilleneceğini aktardı.
“ANLAŞMA KİMSEYE KARŞI DEĞİL”
Mekke Anlaşması’nın belirli bir ülkeye veya gruba karşı hedefi bulunmadığını vurgulayan Gümrükçü, ortak ve açık biçimde tanımlanmış bir tehdidin söz konusu olmadığını söyledi.
Tehdidin genel olarak tarafların bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve sınırlarına yönelik ihlaller üzerinden tanımlandığını belirten Gümrükçü, anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşıtlık içermediğini ifade etti.
Gümrükçü, İran’ın bölgesel sahiplenme ilkesine verdiği destek çerçevesinde anlaşmayı olumlu karşıladığını, İsrail ve Hindistan’dan ise şu ana kadar anlaşmaya ilişkin olumsuz bir açıklama gelmediğini dile getirdi.
NATO İLE MEKKE İTTİFAKI BİRBİRİNİ TAMAMLAYACAK
Mekke Anlaşması kapsamında üstlenilen sorumluluklarla NATO üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğunu düşündüklerini belirten Gümrükçü, anlaşmanın imzalanmasının ardından NATO Daimi Konseyi’nde bilgilendirme yaptıklarını söyledi.
Gümrükçü, NATO müttefiklerinin hem yapılan bilgilendirmeyi hem de Mekke İttifakı’nın ortaya koyduğu vizyonu olumlu karşıladığını aktardı.
Orta Doğu’daki krizlerin Türkiye’yi doğrudan veya dolaylı etkilediğine dikkati çeken Gümrükçü, bölge sorunlarının çözümü için dış aktörlerden beklenti içinde olmak yerine bölge ülkelerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Gümrükçü, Mekke İttifakı’nın da bölgesel sahiplenme anlayışının bir ürünü olduğunu belirterek atılacak adımların bölgesel istikrarın yanı sıra Türkiye’nin güvenliği ve refahına da katkı sağlayacağını söyledi.
TSK’NİN BAŞKA ÜLKELERDE KONUŞLANMASI ANAYASA ÇERÇEVESİNDE
Anlaşma kapsamında kolektif savunmanın devreye girmesi için taraflardan birinin talepte bulunması gerektiğini belirten Gümrükçü, sağlanacak desteğin kapsam ve niteliğinin objektif değerlendirme sonucunda belirleneceğini kaydetti.
Kararların oydaşmayla alınacağını vurgulayan Gümrükçü, Suudi Arabistan’da Mekke Savunma İttifakı kapsamında şu anda yapılması öngörülen herhangi bir konuşlandırmanın bulunmadığını söyledi.
Anlaşmanın onaylanması ve yürürlüğe girmesinin ardından Türk Silahlı Kuvvetlerinin başka ülkelerde konuşlanmasının Anayasa’nın 92. maddesindeki hükümler çerçevesinde değerlendirileceğini belirten Gümrükçü, Pakistan veya nükleer silahlarla ilgili olarak anlaşmada herhangi bir unsur bulunmadığını da ifade etti.
TERÖRLE MÜCADELE VE SAVUNMA SANAYİSİ İŞ BİRLİĞİ
Mekke Anlaşması’nın 5. maddesinin terörle mücadeleyi kapsadığını aktaran Gümrükçü, bu hükmün yeni olmadığını ve Birleşmiş Milletler kararları ile uluslararası platformlardaki düzenlemelere benzerlik gösterdiğini bildirdi.
Anlaşmada saldırgan bir amaç gözetilmediğini belirten Gümrükçü, meşru müdafaa kavramının önemine dikkati çekti. Tarafların uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunmasının, bölgesel tehditlerin ortak biçimde ele alınmasına imkân sağlayacağını söyledi.
Gümrükçü, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma sanayisi iş birliğinin derinleştirilmesinin de anlaşmanın sağlayacağı yararlar arasında yer aldığını belirtti. Türkiye’nin son 15-20 yılda savunma sanayisinde ulaştığı seviyenin, diğer ülkelerin savunma yeteneklerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
BEDİR MUTABAKATI MEKKE İTTİFAKI’NDAN AYRI
Pakistan, Katar, Endonezya ve Türkiye tarafından imzalanan Bedir Mutabakatı’nın Mekke İttifakı ile organik bir ilişkisinin bulunmadığını belirten Gümrükçü, iki girişimin aynı bölgesel iş birliği anlayışını yansıttığını söyledi.
Bedir Mutabakatı’nın bölge ülkeleri arasında farklı alanlardaki iş birliğini derinleştirmeyi ve ortak çözümler geliştirmeyi amaçladığını kaydeden Gümrükçü, Türkiye’nin kendi ihtiyaçlarını karşılamayı önceleyeceğini bildirdi.
FİDAN’IN BAE ZİYARETİNE NETLİK KAZANDIRDI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Birleşik Arap Emirlikleri ziyaretine ilişkin soruyu da yanıtlayan Gümrükçü, ziyaretin önceden planlanmış bir program kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi.
Gümrükçü, Fidan’ın ziyareti sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile herhangi bir görüşme yapmadığını, ayrıca hiçbir İsrailli yetkiliyle de bir araya gelmediğini belirtti.





