TELE1’in satış kararıyla ilgili tartışma sürüyor. Gazeteci Faruk Bildirici, kaleme aldığı yazıda satış sürecine yönelik eleştirilerini sıraladı; farklı medya kuruluşlarına uygulanan yöntemlerin ayrıştığını vurguladı.

Bildirici, TMSF yönetimine geçen kanallar arasında belirgin bir ayrım olduğunu ifade etti. Can Holding bünyesindeki Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT yayınlarını sürdürürken, TELE1’in yayın çizgisinin değiştirildiğini belirtti. Kanalın haber kimliğinden uzaklaştırıldığını ve izlenme oranının düştüğünü dile getirdi.

SATIŞ BEDELİ VE ZAMANLAMA

TELE1’in 17 Haziran’da açık artırmayla satışa çıkarılacağı duyuruldu. Bildirici, 28 milyon lira muhammen bedelin düşük olduğunu ve sürecin hızının soru işaretleri doğurduğunu yazdı. Daha önce satışa çıkarılan kanallarla kıyaslandığında farklı bir tablo oluştuğunu belirtti.

A9 TV KARŞILAŞTIRMASI

Bildirici, el konulan medya kuruluşları arasında Adnan Oktar’a ait A9 TV’nin halen satışa çıkarılmadığını hatırlattı. Aynı kapsamda bulunan başka şirketler dururken TELE1’in hızla satışa hazırlanmasının dikkat çektiğini ifade etti.

11 Eylül 2025’te Can Holding’e yönelik operasyon sonrası televizyon kanalları TMSF’ye devredildi. Yaklaşık 1,5 ay sonra, 24 Ekim 2025’te TELE1’e operasyon yapıldı; Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ “casusluk” suçlamasıyla tutuklandı ve kanal TMSF’ye geçti. Yanardağ’ın halen cezaevinde olduğu, henüz hakim karşısına çıkmadığı bilgisi paylaşıldı.

“ASIL HEDEF TELE1” DEĞERLENDİRMESİ

Bildirici, satışın geri dönüşü zor bir sonuç doğuracağını belirtti. Kanalın el değiştirmesi halinde eski sahipliğe dönüşün çok zor olacağını ifade etti. “Casusluk bahane, asıl hedef TELE1. Ne basın ve ifade özgürlüğü umurlarında ne de masumiyet ilkesi ve mülkiyet hakkı” sözleriyle eleştirisini dile getirdi.

Muhabir: ELİF AKSU