2026 yaz sezonunda Bodrum ve Marmaris başta olmak üzere birçok tatil bölgesindeki doluluk oranları tartışılmaya devam ederken, turizm sektöründen dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Turizmci Murat Akbal, ŞOK Gazetesi'nden Senay Güncavar'a yaptığı açıklamada, turizmde yaşanan algı sorununa dikkat çekerek sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin sektör üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu söyledi.

"ASIL SORUN FİYATLAR DEĞİL, ALGI"

Bodrum ve Marmaris'teki otel fiyatlarına ilişkin kamuoyunda oluşan algının gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirten Akbal, bölgenin farklı bütçelere hitap eden çok sayıda konaklama seçeneği sunduğunu ifade etti.

Talepte ciddi bir düşüş yaşanmadığını dile getiren Akbal, asıl problemin sosyal medyada oluşan yanlış algılar olduğunu belirterek, "Bölge hâlâ geniş bir fiyat aralığında rekabetçi seçenekler sunuyor. Sorun arz-talep dengesi değil, potansiyel misafirlerin zihninde oluşan algı." değerlendirmesinde bulundu.

BODRUM'DAKİ FİYATLARI PAYLAŞTI

Haziran ayındaki fiyatlara ilişkin örnekler veren Akbal, denize sıfır otellerde konaklamaların yaklaşık 2 bin-3 bin TL, deniz manzaralı tesislerde ise 3 bin-4 bin 500 TL seviyelerinde olduğunu aktardı.

Her şey dahil konseptte hizmet veren tesislerde fiyatların 5 bin-6 bin TL'den başladığını belirten Akbal, butik otellerde bu rakamın 10 bin TL'ye kadar çıkabildiğini, yarım pansiyon seçeneklerin ise yaklaşık 8 bin TL seviyesinden başladığını söyledi.

"SORUN MALİYET DEĞİL, İLETİŞİM"

Yurt dışı tatil paketlerinin daha avantajlı olduğu yönünde bir algı oluştuğunu ifade eden Akbal, bunun fiyat farkından çok iletişim ve pazarlama gücünden kaynaklandığını belirtti. "Sorun maliyet değil, algı yönetimindeki fark." diyen Akbal, Türkiye'nin sunduğu turizm deneyiminin yeterince anlatılamadığını vurguladı.

"HİKÂYEMİZİ YETERİNCE ANLATAMIYORUZ"

Bozburun örneği üzerinden değerlendirmelerde bulunan Akbal, bölgenin yalnızca konaklama hizmeti sunmadığını, ziyaretçilere farklı bir yaşam deneyimi yaşattığını söyledi.

Şehrin kalabalığından uzak, doğal koylarda geçirilen zamanın ziyaretçiler açısından özel bir deneyim olduğunu belirten Akbal, bu değerlerin tanıtımında eksiklik bulunduğunu ifade etti.

SOSYAL MEDYADAKİ İÇERİKLERE DİKKAT ÇEKTİ

Sosyal medyada yayılan görüntülerin tatil tercihlerini doğrudan etkileyebildiğini söyleyen Akbal, bayram döneminde viral olan bir Yunan adası videosunu örnek gösterdi. Aynı tarihlerde bölgede bulunduğunu aktaran Akbal, görüntülerde oluşan yoğunluk algısının sahadaki durumla birebir örtüşmediğini belirterek, tek bir paylaşımın binlerce kişinin tatil planını değiştirebildiğini ifade etti.

"YANLIŞ BİLGİ ÜLKE MARKASINA ZARAR VERİYOR"

Yanlış fiyat bilgileri ve beklentilerin doğru yönetilememesinin uzun vadede turizm sektörünü olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Akbal, misafir memnuniyetinin sürdürülebilir turizm açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Akbal, turizmde yalnızca fiyatların değil; hizmet kalitesi, beklenti yönetimi, jeopolitik gelişmeler ve mevsimsel koşulların da sektörün genel görünümünü doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

ÜÇ AŞAMALI YOL HARİTASI

Murat Akbal, sektörün önündeki yol haritasını kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere üç ana başlıkta şöyle değerlendirdi:

Kısa vadede (4–8 hafta) öncelik, doğru bilginin direkt olarak ve hızlı şekilde misafire ulaştırılması. Bu kapsamda güncel fiyat ve doluluk verilerinin şeffaf biçimde paylaşılması, otelcilerin daha gerçekçi rekabet analizi yapması sağlanmalı ve misafir deneyimlerinin sosyal medyada daha görünür hale getirilmesi gerekmekte. Viral içeriklerin hızlı biçimde doğrulanması ve gerektiğinde sahadan doğru, gerçek görüntülerle kamuoyunun bilgilendirilmesi de bu sürecin parçası olmalı. Akbal ayrıca hava ve deniz suyu sıcaklığına ilişkin beklenti yönetiminin doğru kurulması gerektiğini vurgulamakta.

Orta vadede 2026 sezonu için bölge genelini kapsayan sürdürülebilir bir algı yönetimi sistemi planlanıyor. Fiyat ve hizmet standartlarında şeffaflık, yurt dışı destinasyonlarla ulaşım ve ek maliyetleri içeren karşılaştırmalı analizler, esnek fiyat ve iptal politikalarıyla güvenin çoğaltılması ve bağımsız kalite değerlendirme mekanizmalarının güçlendirilmesi bu aşamanın ana başlıkları arasında bulunuyor.

Uzun vadede ise Bodrum ve Marmaris bölümünün uluslararası ölçekte güçlü bir destinasyon markasına dönüşmesi planlanıyor. Akbal, bunun için ortak bir iletişim dili, kamu-özel sektör iş birliğiyle uluslararası tanıtım, sürdürülebilir turizm yaklaşımı ve kalitenin odak noktası haline getirildiği bir konumlandırma gerektiğini ifade ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ