Medicana Ataköy Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü'nden Prof. Dr. İbrahim Ertuğrul, metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığında (MASLD) erken değerlendirmenin önemine dikkati çekerek, risk grubundaki kişilere hekim kontrolünden geçmeleri tavsiyesinde bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, modern yaşamın getirdiği beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik ve metabolik sağlık sorunları, yağlı karaciğer hastalığının görülme sıklığını artıran önemli etkenler arasında yer alıyor.

Çoğunlukla belirti vermeden ilerleyen hastalık, karaciğer iltihabına, fibroza, siroza ve ileri evrelerde karaciğer kanserine kadar ilerleyebiliyor.

YAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİYOR

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ertuğrul, MASLD'nin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek erken değerlendirme ve düzenli takibin önemini vurguladı.

Karaciğer yağlanmasının yalnızca bir görüntüleme bulgusu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Ertuğrul, obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon ile kolesterol ve trigliserid yüksekliğinin hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını kaydetti.

Yüksek kalorili ve işlenmiş gıdaların tüketilmesi ile fiziksel aktivitenin azalmasının karaciğerde yağ birikimini artırabildiğine işaret eden Ertuğrul, alkol tüketiminin de karaciğer sağlığı açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

BU BELİRTİLER GÖRÜLEBİLİYOR

Yağlı karaciğer hastalığı olan kişilerde hiçbir belirti görülmeyebileceğini aktaran Ertuğrul, bazı hastalarda halsizlik, çabuk yorulma veya karnın sağ üst bölümünde rahatsızlık hissinin ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Bu şikayetlerin hastalığa özgü olmadığını vurgulayan Ertuğrul, karaciğer enzimlerinin normal olmasının da özellikle risk grubundaki kişilerde ileri değerlendirme ihtiyacını tek başına ortadan kaldırmadığını bildirdi.

Ertuğrul, fazla kilosu olan, diyabet, hipertansiyon, insülin direnci veya kan yağlarında yükseklik bulunan kişilerin herhangi bir şikayetleri olmasa bile hekim değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini belirterek, erken müdahalenin hastalığın ilerlemesini önlemede önemli olduğunu kaydetti.

FİBROZ RİSKİ NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?

Yağlı karaciğer hastalığında yalnızca karaciğerdeki yağ birikiminin değil, organ dokusunda gelişebilecek hasarın da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ertuğrul, karaciğerde fibroz olarak adlandırılan doku hasarının ilerlemesinin siroz ve diğer ciddi karaciğer hastalıkları açısından risk oluşturabildiğine dikkati çekti.

Bu süreçte kullanılan yöntemlerden FIB-4 skorunun yaş, AST ve ALT karaciğer enzimleri ile trombosit sayısı kullanılarak hesaplandığını aktaran Ertuğrul, söz konusu skorun ileri karaciğer fibrozisi riskinin ilk aşamada belirlenmesine yardımcı olduğunu ifade etti.

FIB-4'ün tek başına kesin tanı koymadığını vurgulayan Ertuğrul, düşük risk saptanan bazı hastalarda ileri tetkik gerekmeyebileceğini, ara veya yüksek risk bulunan kişilerde ise FibroScan gibi elastografi yöntemleriyle ek değerlendirme yapılması ve gerektiğinde gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiğini bildirdi.

Test sonuçlarının hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları ve diğer klinik bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini de belirtti.

KARACİĞER YAĞLANMASI SİROZ VE KANSERE İLERLEYEBİLİYOR

Ertuğrul, karaciğer yağlanmasının her hastada aynı şekilde ilerlemediğini, bazı kişilerde hastalığın karaciğer hücrelerinde iltihaplanma ve hasarla seyreden metabolik disfonksiyonla ilişkili steatohepatit (MASH) tablosuna dönüşebildiğini aktardı.

İlerleyen süreçte fibroz, siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserinin gelişebileceğini belirten Ertuğrul, karaciğer yağlanmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

TEDAVİNİN TEMELİNDE YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ VAR

Hastalığın erken evrelerinde yaşam tarzı değişikliklerinin tedavinin temelini oluşturduğunu belirten Ertuğrul, sürdürülebilir kilo kaybı, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin önemine işaret etti.

Diyabet, hipertansiyon ve kan yağlarındaki yüksekliğin kontrol altına alınmasının da tedavinin önemli bir parçası olduğunu aktaran Ertuğrul, karaciğer yağlanması tespit edildiğinde kişinin kilo, kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.

Ertuğrul, fibroz riskinin uygun yöntemlerle değerlendirilmesi ve hastaya özel bir takip planı oluşturulmasının, karaciğer sağlığının korunması açısından önem taşıdığını belirtti.

Kaynak: AA