Yapay zeka sistemlerinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin elektrik ve su ihtiyacı da hızla artıyor. Uzmanlar, özellikle kuraklık riski taşıyan bölgelerde kurulan tesislerin yerel su kaynakları ve elektrik altyapısı üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çekiyor. Cardiff Üniversitesi Çevresel Sürdürülebilirlik Dekanı Profesör Monjur Mourshed, orta ölçekli bir veri merkezinin soğutma için günde yaklaşık 1 milyon galon su tüketebildiğini belirtirken, California Üniversitesi, Riverside'dan Profesör Shaolei Ren ise çevresel etkilerin özellikle yerel topluluklarda hissedildiğini vurguluyor.

YAPAY ZEKA VERİ MERKEZLERİNİN SU İHTİYACI ARTIYOR

Anadolu Ajansının (AA) “Yapay Zekanın Doğaya Faturası” başlıklı üç bölümlük dosya haberinin ilk bölümünde, yapay zeka veri merkezlerinin elektrik ve su tüketimi ile bu tüketimin yerel halk üzerindeki etkileri ele alındı.

Son yıllarda yapay zeka sistemlerine altyapı sağlayan veri merkezlerinin sayısındaki artış, su ve enerji ihtiyacına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Özellikle büyük dil modellerinin (LLM) eğitimi ve çalıştırılması sırasında kullanılan yüksek performanslı işlemciler yoğun ısı üretiyor. Bu ısının kontrol altında tutulması için gelişmiş soğutma sistemlerinden yararlanılıyor.

Soğutma süreçlerinde kullanılan su, ekipmanların aşırı ısınmasını önleyerek veri merkezlerinin kesintisiz çalışmasını sağlıyor. Ancak uzmanlar, bu ihtiyacın özellikle kuraklık riski bulunan bölgelerde su kaynakları üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulunuyor.

YAPAY ZEKA BİR SORGUDA NE KADAR SU TÜKETİYOR?

Yapay zeka sistemlerinin su tüketimine ilişkin çeşitli tahminler paylaşılıyor. Google, üretken yapay zeka aracı Gemini'nin komutlarının enerji, emisyon ve su üzerindeki etkilerini ele aldığı makalesinde, metin tabanlı bir sorgunun yaklaşık 5 damla su tükettiğini tahmin ettiğini bildirdi.

ChatGPT'nin sahibi OpenAI'ın üst düzey yöneticisi Sam Altman da kaleme aldığı blog yazısında, bir ChatGPT sorgusunun 0,32 mililitre, yani yaklaşık bir çay kaşığının 15'te biri kadar su tükettiğini öne sürdü.

Bununla birlikte uzmanlar, yapay zeka sistemlerinin toplam su tüketimini doğrudan ve kesin biçimde ölçmenin güç olduğuna dikkat çekiyor. Gerçek tüketimin kullanılan teknolojiye, veri merkezinin konumuna, soğutma yöntemine ve elektrik üretiminde kullanılan kaynaklara göre değişebileceği belirtiliyor.

“ELEKTRİK VE SU TÜKETİMİ KÜÇÜK BİR ŞEHİR BÜYÜKLÜĞÜNDE”

Cardiff Üniversitesi Çevresel Sürdürülebilirlik Dekanı Profesör Monjur Mourshed, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, veri merkezlerinin hızla genişlediğini ancak bu tesislerin enerji ve su ihtiyaçlarının her zaman yeterince planlanmadığını ifade etti.

Veri merkezlerinde suyun özellikle soğutma amacıyla kullanıldığını belirten Mourshed, yenilenebilir enerji tesisleri ve diğer enerji kaynaklarının ihtiyacı karşılayacak ölçüde güvence altına alınamadığı durumlarda elektrik üretiminin de su tüketimini artırabildiğini söyledi.

Kömürle elektrik üretiminde kullanılan buhar türbinlerinin de yüksek miktarda su gerektirdiğine işaret eden Mourshed, orta ölçekli bir veri merkezinin yalnızca soğutma için günde yaklaşık 1 milyon galon su kullanabileceğini, elektrik üretimi de hesaba katıldığında bu miktarın önemli ölçüde artabileceğini belirtti.

Mourshed, veri merkezlerinin elektrik ve su tüketiminin küçük bir şehir veya kasabanın ihtiyaçlarıyla kıyaslanabilecek boyutlara ulaşabildiğini kaydetti.

2028'DE ABD'NİN ELEKTRİK TÜKETİMİNDEKİ PAYI YÜZDE 10'A ÇIKABİLİR

Veri merkezlerinin enerji tüketimine ilişkin araştırmalara da değinen Mourshed, dünya genelindeki veri merkezlerinin yaklaşık üçte birinin ABD'de bulunduğunu belirtti.

Mourshed, tahminlere göre 2028'in sonunda veri merkezlerinin enerji tüketiminin ABD'nin toplam enerji tüketiminin yüzde 10'una ulaşabileceğini aktardı. Küresel ölçekte ise veri merkezlerinin enerji tüketimindeki payının mevcut tahminlerde yüzde 1,5 düzeyinde olduğunu ifade etti.

Bu oranların küresel ölçekte sınırlı görünmesine karşın, veri merkezlerinin yoğunlaştığı bölgelerde altyapı üzerindeki etkilerin daha belirgin olabileceğine dikkati çekti.

“VERİ MERKEZLERİ İSTİHDAM AÇISINDAN BÜYÜK BİR YATIRIM DEĞİL”

Mourshed, hükümetlerin ve yerel yönetimlerin veri egemenliğini güçlendirmek ve inovasyonu desteklemek amacıyla veri merkezlerini kendi bölgelerine çekmek istediğini belirtti. Bu süreçte planlama ve başvuru işlemlerinin hızlandırılabildiğini, ancak tesislerin su ve elektrik tüketimine ilişkin değerlendirmelerin her zaman yeterince ayrıntılı yapılmadığını söyledi.

Veri merkezlerinin kurulduğu bölgelerde elektrik fiyatlarının da yükselebileceğini kaydeden Mourshed, bu tesislerin ekonomik katkısının yalnızca yatırım tutarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Mourshed, milyarlarca dolarlık yatırımların sınırlı sayıda istihdam oluşturabileceğine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Kağıt üzerinde, şehre bir milyar dolarlık bir yatırım geliyor gibi görünür ancak bu sadece 100 iş imkanı yaratabilir. Yani istihdam açısından büyük bir yatırım değil.”

Veri merkezlerinde çalışacak kişilerin çoğunlukla uzmanlık gerektiren alanlarda eğitim almış profesyoneller olduğunu belirten Mourshed, bu nedenle tesislerin kurulduğu bölgelerdeki herkesin yeni istihdam olanaklarından yararlanamayabileceğini ifade etti.

ÇEVRESEL ETKİLER ÖZELLİKLE YEREL HALKI ETKİLİYOR

California Üniversitesi, Riverside Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Profesörü Shaolei Ren de yapay zekanın çevresel etkilerinin yalnızca yıllık toplam enerji ve su tüketimi üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığını belirtti.

Ren'e göre asıl önemli konular arasında, enerji ve su talebinin hangi bölgelerde ve hangi zamanlarda ortaya çıktığı bulunuyor. Özellikle elektrik şebekesinin kapasitesinin sınırlı olduğu veya su sıkıntısının yaşandığı dönemlerde veri merkezlerinin yerel kaynaklar üzerindeki etkisi daha belirgin hale gelebiliyor.

Ren, büyük veri merkezlerine ev sahipliği yapan toplulukların su, elektrik şebekesi kapasitesi ve diğer altyapı kaynakları için daha fazla rekabetle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Yapay zekanın ekonomik faydalarının ise veri merkezlerinin kurulduğu bölgelerden farklı yerlerde ortaya çıkabileceğine dikkati çekti.

Bu durumun, su sıkıntısı yaşayan veya altyapı kapasitesi sınırlı olan topluluklarda eşitsizlikleri derinleştirebileceği değerlendiriliyor.

UZMANLARDAN ŞEFFAFLIK VE AYRINTILI RAPORLAMA ÇAĞRISI

Ren, şirketlerin çevresel etkilerine ilişkin açıklamalarını artırdığını ancak önemli bilgi eksikliklerinin devam ettiğini söyledi.

Şirketlerin genellikle yıllık toplam enerji, karbon salımı ve su tüketimi verilerini paylaştığını belirten Ren, münferit tesislerin tüketimi, en yüksek su talebi, coğrafi etkiler ve belirli yapay zeka hizmetlerinin çevresel ayak izi konusunda daha sınırlı bilgi sunulduğunu ifade etti.

Ren, veri merkezlerinin çevresel etkilerinin daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için standartlaştırılmış ve tesislerin konumuna özgü raporlamanın önemine işaret etti.

Uzmanlara göre, yapay zeka altyapısının büyümesiyle ortaya çıkan enerji ve su ihtiyacının sürdürülebilir biçimde karşılanabilmesi için veri merkezlerinin kurulacağı bölgelerin kaynak kapasitesinin dikkate alınması, tüketimin şeffaf biçimde açıklanması ve yerel topluluklar üzerindeki etkilerin planlama aşamasında değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaynak: AA