Yeşilçam'ın bir dönemi daha kapandı. Belgin Doruk'la çevirdiği filmler, romantik jön kimliği ve “Altın Çocuk” serisiyle Türk sinemasının simge yüzlerinden biri olan Göksel Arsoy, 90 yaşında yaşamını yitirdi. Arsoy'un vefatını kızı Aşkım Arsoy duyurdu. Sanatçının son iki yıldır ciddi bir sağlık problemi yaşamadığını anlatan Arsoy, babasının görme sorunu nedeniyle hareketlerinin azaldığını ve zamanla güçten düştüğünü söyledi.
“İKİ GÜN ÖNCESİNE KADAR NORMAL GİBİYDİ”
Aşkım Arsoy, babasının ölümünün ani gerçekleştiğini anlattı. Usta oyuncunun iki gün öncesine kadar normal göründüğünü, bir gün önce ise tepkilerinin azaldığını ifade etti. Sabah saatlerinde uyuyor sanılan Göksel Arsoy'un daha sonra nefes almadığının fark edildiğini belirten kızı, ailenin en büyük tesellisinin sanatçının acı çekmemesi olduğunu söyledi.
Arsoy, babasının son döneminde halsiz olduğunu ancak hastaneye yatmasını gerektirecek bir süreç yaşamadığını belirterek, “Tek tesellimiz, hiçbir ağrı, sızı ve eziyet çekmeden gitmesi” sözleriyle yaşadıkları acıyı anlattı. Cenaze töreninin büyük ihtimalle çarşamba günü yapılması bekleniyor.

“SAMANYOLU” GÖKSEL ARSOY'UN HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
15 Mart 1936'da Kayseri'de doğan Göksel Arsoy, Haydarpaşa Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde eğitim gördü. Türk sanat müziğinin önemli bestecilerinden Yesari Asım Arsoy'un yeğeni olan sanatçı, sinemaya 22 yaşında “Kara Günlerim” filmiyle adım attı. Ardından “Yaprak Dökümü” ve “Kelepçe” geldi. Fakat onu Yeşilçam'ın yıldızları arasına taşıyan asıl yapım, 1959 tarihli “Samanyolu” oldu.
Belgin Doruk'la başrolü paylaşan Arsoy, bu filmden sonra dönemin en gözde erkek oyuncularından birine dönüştü. Arsoy-Doruk ikilisi de Yeşilçam'ın yıldız sisteminin hafızalara kazınan eşleşmelerinden biri oldu.

“ALTIN ÇOCUK” LAKABI PEŞİNİ HİÇ BIRAKMADI
1960'lı yıllarda romantik melodramların dışına çıkan Arsoy, macera ve casusluk filmlerine de yöneldi. 1966 yapımı “Altın Çocuk”, kariyerinin ikinci büyük kırılma noktasıydı. Ajan karakteri nedeniyle “ilk Türk James Bond” olarak anılmaya başlayan Arsoy, “Altın Çocuk Beyrut'ta” ve “Ortaşark Yanıyor” filmleriyle seriyi sürdürdü. Bu yapımlarda yalnızca kamera karşısında değildi; yapımcılığı da üstlendi.
Kariyeri boyunca yüzden fazla filmde rol aldı.

JETLE SES DUVARINI AŞTI
Göksel Arsoy'un sinema dışındaki en büyük tutkularından biri havacılıktı. Bu merakını 1963 yapımı “Şafak Bekçileri” filmine de taşıdı. Halit Refiğ'in yönettiği filmin başrolünü ve yapımcılığını üstlenen Arsoy, çekimler sırasında bir jet uçağıyla ses duvarını aştı. 1968'de sinemadan uzaklaşarak sahne çalışmalarına ağırlık veren sanatçı, Türk sanat müziğiyle de ilgilendi. Yıllar içinde oluşturduğu değerli müzik arşivini ise 2023'te TRT İstanbul Radyosu'na bağışladı.

SON KEZ 2006'DA BEYAZPERDEYE ÇIKTI
1990'lı yıllardan itibaren yeniden televizyon ve sinema projelerinde görünen Arsoy, “Mirasyediler” ve “Asla Unutma” gibi yapımlarda rol aldı. Beyazperdedeki son filmi ise 2006 yapımı “Unutulmayanlar” oldu.
1997-1999 yılları arasında Sinema Oyuncuları Derneği'nin başkanlığını yapan sanatçı, meslektaşlarının sigortalanmasına yönelik çalışmalarda da bulundu.
Uzun kariyerine çok sayıda ödül sığdıran Arsoy, 2019'da İstanbul Film Festivali'nde Sinema Onur Ödülü, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı. 2024 yılında ise Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü.
90. YAŞINI AİLESİYLE KUTLAMIŞTI
Göksel Arsoy, 15 Mart 2026'da 90. yaşını ailesiyle birlikte kutlamıştı. 1961 yılında Soley Arsoy ile evlenen sanatçının Aşkım ve Gökhan adında iki çocuğu bulunuyor. Oğlu Gökhan Arsoy da babası gibi oyunculuğu seçti. Bir dönemin “Altın Çocuk”u, 90. yaşını kutlamasından yaklaşık yedi ay sonra hayata veda etti.





