Çocukken sık sık duyduğumuz "Ellerini kirletme" uyarısı bilimsel araştırmalarla yeniden tartışmaya açılıyor. Finlandiya'da yürütülen çalışmalar, doğayla temasın ardından ciltteki mikroorganizma topluluğunda kısa sürede ölçülebilir değişiklikler oluşabileceğini gösteriyor.

SADECE 20 SANİYE TOPRAĞA DOKUNDULAR

Finlandiya Çevre Enstitüsü'nden ekolojist ve doğa-sağlık araştırmacısı Mira Grönroos, katılımcılardan ellerini 20 saniye boyunca toprak ve yosuna sürmelerini istedi. Eller yalnızca musluk suyuyla durulandıktan sonra yapılan incelemede mikroorganizmaların hem sayısının hem de çeşitliliğinin arttığı görüldü. Grönroos, ellerin dışarıdan temiz görünmesine rağmen mikrobiyal değişimin oldukça büyük olduğunu belirtti.

Daha fazla bakteri ilk bakışta olumsuz gibi görünse de araştırmacıların üzerinde durduğu nokta sayıdan çok mikrobiyal çeşitlilik. Zengin bir mikroorganizma topluluğunun, hastalık oluşturabilecek bazı bakterilerin baskın hale gelmesini zorlaştırabileceği düşünülüyor.

ÇAMURDA OYNAYAN ÇOCUKLARDA NE DEĞİŞTİ?

Finlandiya'daki çalışmaların bir bölümünde kreş bahçelerine orman zemini, torf ve bitki yetiştirme alanları eklendi. Çocuklar bu alanlarda 28 gün boyunca düzenli olarak oynadı. Asfalt ağırlıklı bahçelerde oynayan çocuklarla yapılan karşılaştırmada, doğayla daha fazla temas eden çocukların ciltlerindeki mikrobiyal çeşitliliğin daha yüksek olduğu görüldü. Üstelik aradaki farkın bir yıl sonra da gözlemlenebildiği belirtildi. Çalışmalarda yalnızca ciltteki değişimler incelenmedi. Kan örneklerinde de bağışıklık sisteminin tepkilerini düzenleyen bazı göstergelerde farklılıklar tespit edildi.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ NASIL ETKİLEYEBİLİR?

Araştırmalar, mikroorganizma açısından zengin çevrelerle temasın bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesini kontrol eden mekanizmalarla ilişkili olabileceğine işaret ediyor. Ancak araştırmacılar bu noktada kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmuyor. Grönroos, doğayla temas eden kişilerin astım olmayacağının söylenemeyeceğini özellikle vurgularken, bağışıklık sistemiyle ilişkili bazı hastalıkların ortaya çıkma ihtimalinin azalabileceğine yönelik işaretler bulunduğunu belirtiyor.

Dolayısıyla mevcut bulgular toprağın egzama, astım veya alerjiyi önlediği anlamına gelmiyor.

YETİŞKİNLERDE DE BENZER SONUÇLAR GÖRÜLDÜ

Çalışmalar yalnızca çocuklarla sınırlı değil. Yetişkinlerle gerçekleştirilen bir deneyde katılımcıların bir bölümü evlerinde mikroorganizma çeşitliliği yüksek toprak kullanarak sebze yetiştirdi. Bir ayın ardından bu gruptaki kişilerin ciltlerindeki bakteri çeşitliliğinde artış, kanlarında ise iltihaplanmayla ilişkili bazı bağışıklık göstergelerinde değişiklik saptandı.

Finlandiya'daki ofislere canlı bitkilerden oluşan yeşil duvarların yerleştirildiği başka bir çalışmada ise yalnızca iki hafta sonra çalışanların ciltlerindeki mikrobiyal çeşitlilikte artış görüldü. Araştırmalar henüz doğayla temasın bağışıklık sistemi üzerindeki uzun vadeli etkilerini kesin biçimde ortaya koymuş değil. Ancak bugüne kadarki sonuçlar, toprağa dokunmanın, bahçeyle uğraşmanın ve günlük yaşamda doğayla temas etmenin insan mikrobiyomu açısından düşünüldüğünden daha önemli olabileceğine işaret ediyor.

Muhabir: ERHAN ALVEROĞLU