Yaklaşık 900 milyar liralık varlığın kilitli kaldığı ve 500 bini aşkın yatırımcıyı ilgilendirdiği belirtilen fon krizinde tasfiye süreci başladı. Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası'nın görevlendirildiği süreçte en kritik soru, yatırımcının parasının ne kadarını geri alabileceği oldu. Gazeteci Fatih Altaylı, görüştüğü bankacılık sektörü kaynağının tasfiye sürecinin nasıl işleyebileceğine ilişkin değerlendirmelerini aktardı.
BANKALAR FONLARDAKİ VARLIKLARI NAKDE ÇEVİRECEK
Altaylı'nın aktardığı değerlendirmeye göre bankalar, devraldıkları fonların içindeki varlıkları inceleyerek bunları oluşacak piyasa değeri üzerinden nakde çevirecek. Elde edilen tutar daha sonra hak sahiplerine dağıtılacak.
Sürecin zamana yayılarak yürütülmesinin panik satışlarının önüne geçebileceğini ve yatırımcının zararını azaltabileceğini söyleyen bankacılık kaynağı, bir başka önemli noktaya da işaret etti: Bu fonlarda banka mevduatındaki gibi bir devlet garantisi bulunmuyor. Bu nedenle görevlendirilen bankaların yatırımcıların fonlara yatırdığı paranın tamamını kendi kaynaklarından ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirten kaynak, bankaların “bir tür tasfiye masası” gibi hareket edeceğini ifade etti.
“YÜZDE 10'UNU ALAN ŞANSLI SAYILIR”
Altaylı'nın görüştüğü bankacılık kaynağı, yatırımcıların karşılaşabileceği tabloyu şu sözlerle anlattı: “Bu durumda satışlardan sonra kalan para dağıtılır. Koyduğu paranın yüzde 10'unu alan şanslı sayılır diyebilirim. Çünkü bankaların bu paraların tamamını geri ödemek gibi bir yükümlülüğü olmayacak. Bir tür tasfiye masası gibi hareket edecekler.”
Sürecin önemli aşamalarından birinin gerçek küçük yatırımcıların belirlenmesi olacağını söyleyen kaynak, hak sahiplerinin doğru şekilde ayrıştırılmasının yatırımcıların kayıplarının ne ölçüde telafi edilebileceğini etkileyeceğini belirtti.
Tasfiye programının üç ay içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği açıklanırken, yatırımcıların eline geçecek tutar fonların içindeki varlıkların satışından sonra netleşecek.





