Dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen otizm spektrum bozukluğunun (OSB) nörobiyolojik temellerine ilişkin önemli bir araştırma, hastalığın merkezinde beynin belirli bir bölgesinin yer alabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, duyusal bilgilerin süzülmesinde kritik rol oynayan retiküler talamik çekirdekteki (RT) işleyiş bozukluğunun, otizmin temel belirtilerini tetiklediğini belirledi.

BEYNİN “KAPI BEKÇİSİ” MERCEK ALTINDA

Araştırma, özellikle Cntnap2 geni eksikliği üzerinden yürütüldü. Deneylerde, RT bölgesindeki sinir hücrelerinin dış uyaranlara normalden çok daha güçlü tepki verdiği gözlemlendi. Bu “aşırı uyarılabilirlik” durumunun, farelerde sosyal etkileşimden kaçınma ve kendi kendini aşırı temizleme gibi tekrarlayıcı davranışların temel nedeni olduğu tespit edildi.

SÜREÇ GERİ DÖNDÜRÜLEBİLİR Mİ?

Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, bu sinirsel düzensizliğin kontrol altına alınabildiğinin gösterilmesi oldu. Araştırmacılar, RT bölgesindeki hücrelerin aşırı uyarılmasına yol açan T-tipi kalsiyum kanallarını hedefleyen Z944 adlı ilacı kullandı. Müdahale sonrasında denek farelerin sosyal davranışlarında belirgin iyileşme görülürken, otizme sıklıkla eşlik eden epileptik nöbetlere yatkınlığın da azaldığı kaydedildi.

GENETİK VE YAPAY MÜDAHALELERDEN ÇARPICI SONUÇLAR

Bilim ekibi, genetik yöntemlerle RT bölgesini geçici olarak susturduğunda otizm benzeri belirtilerin ortadan kalktığını ortaya koydu. Tersine, sağlıklı farelerin talamus bölgesi yapay biçimde uyarıldığında kısa sürede sosyal çekilme davranışları geliştirdikleri gözlendi.

TEDAVİDE YENİ DÖNEMİN KAPISI ARALANIYOR

Elde edilen bulgular, gelecekte otizm tedavisinde yalnızca davranışsal terapilere değil, beynin bu spesifik bölgesini hedef alan tıbbi yaklaşımlara da odaklanılabileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre bu çalışma, otizmin biyolojik kökenine yönelik daha doğrudan ve etkili müdahalelerin geliştirilmesi için güçlü bir bilimsel temel sunuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ