Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD), her yıl ilkbahar ekinoksundan önceki Cuma kutlanan Dünya Uyku Günü kapsamında toplumdaki “az uyuyarak idare etme” yanılgısına dikkat çekti. TUTD Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren UÇAR, kronik uykusuzluğun kalp krizi, obezite, Alzheimer ve kanser gibi ölümcül hastalıklara zemin hazırladığını belirterek uykunun biyolojik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
KRONİK UYKUSUZLUK VÜCUDU NASIL ETKİLİYOR?
Kronik uyku yoksunluğu etkilerini yavaş ve sessiz şekilde biriktirerek uzun vadede ciddi fiziksel hasarlara yol açıyor. Yedi saatten az uyuyanlarda kalp krizi riski %48, hipertansiyon riski %30 artıyor. Yetersiz uyku, tokluk ve açlık hormonlarını bozarak yüksek kalorili gıdalara yönlendiriyor, insülin direncini artırarak obezite ve tip 2 diyabet riskini yükseltiyor.
BEYNİN TEMİZLENME MEKANİZMASI BOZULUYOR
Uyku sırasında beynin doğal temizlenme mekanizması çalışamazsa toksik protein birikimi hızlanıyor ve Alzheimer riski artıyor. “Hafta sonu uzun uyuyarak uyku borcunu kapatma” inancı ise bilimsel olarak geçersiz.
PROF. DR. ZEYNEP ZEREN UÇAR’DAN ÇARPICI AÇIKLAMA
Prof. Dr. Zeynep Zeren UÇAR, uyku yoksunluğunu şöyle değerlendirdi:
"Mesleki kariyerim boyunca en sık duyduğum cümle 'Az uyuyorum ama idare ediyorum' oldu. Oysa bu durum, uyku yoksunluğunun en tehlikeli semptomudur. Uyku bir lüks ya da tembellik değil, biyolojik bir zorunluluktur. 'İdare etmek' hiçbir zaman iyi olmak anlamına gelmez; altı saatlik uykuyla iki hafta geçiren bireyler, iki gün hiç uyumamış kişilerle eşdeğer zihinsel performans sergilemektedir."
UYKU PROBLEMLERİNDE DİKKAT EDİLECEK BELİRTİLER
Uyku problemleri toplumda çoğunlukla geçici stres kaynağı olarak görülüyor ve profesyonel destek alma süreci ortalama 3-4 yıl gecikiyor. Haftada üç gece veya daha fazla yaşanan uykuya dalma güçlüğü ile uykuda nefes durması ve horlama gibi belirtiler, mutlaka bir uyku uzmanına başvurmayı gerektiren alarm işaretleri arasında.






