Gündemdeki operasyonların ardından sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Ersan Şen, özellikle yakalama ve gözaltı süreçlerine dikkat çekti.

Şen, CMK’nın yakalama ve gözaltı tedbirlerini düzenleyen maddeleri ile uygulama arasında çelişki olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yakalama ve gözaltı tedbirlerini düzenleyen CMK m.90 ila m.99 ile çağrı ve zorla getirmeyi düzenleyen m.145 ve m.146 gözden geçirilmeli, bu hükümlerde lüzumlu değişikliklere gidilmelidir.”

“YAKALAMA SUÇÜSTÜ HALİNDE UYGULANIR”

Yakalama tedbirinin ancak belirli şartlarda uygulanabileceğini vurgulayan Şen, bu uygulamanın genişletilmesinin hukuki sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Şen’e göre, yakalama tedbiri esas olarak suçüstü hali ile sınırlı olmalı, bunun dışındaki uygulamalar yasal çerçeveye uygun şekilde yürütülmeli.

“YAKALAMA OLMADAN GÖZALTI OLMAZ”

Gözaltı kararının ön şartının yakalama olduğunu belirten Şen, şu değerlendirmede bulundu: “Yakalama tedbiri uygulanmadan Cumhuriyet savcısı tarafından gözaltına alma kararı verilemez.”

“ZORLA GETİRME İSTİSNADIR”

İfade alma süreçlerinde asıl yöntemin çağrı olduğunu belirten Şen, zorla getirmenin istisnai bir uygulama olduğuna dikkat çekti. Bu yöntemde gözaltı uygulanamayacağını da vurguladı.

Belirlenen şartlar dışında yapılan yakalama ve gözaltı işlemlerinin hukuka aykırı olacağını ifade eden Şen, bu tür uygulamaların kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal edebileceğini söyledi.

“ANAYASA ÇERÇEVESİNDE YENİDEN DÜZENLENMELİ”

Şen, açıklamasının sonunda şu çağrıyı yaptı: “Yakalama, gözaltı, çağrı ve zorla getirme tedbirleri gözden geçirilerek, Anayasa hükümleri çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.”

Muhabir: ERHAN ALVEROĞLU