Vücudumuzda, bizi biz yapan 3 milyar genetik yapı taşı veya baz çifti bulunur. Bu 3 milyar baz çiftinin yalnızca küçük bir kısmı bize özgüdür ve bu da insanları genetik olarak birbirine yaklaşık %99,9 benzer kılar. Yani, bir diğer insandan farklılığımız sadece %0,01'lik bir DNA oranından kaynaklanır.

Fizikçi ve girişimci Riccardo Sabatini'nin yakın zamanda verdiği bir TED konuşmasında, tüm genetik kodumuzun basılı bir versiyonunun yaklaşık olarak 262 bin sayfa veya 175 büyük kitap kaplayacağını belirtildi. Bu sayfalardan yalnızca yaklaşık 500 tanesi bize özgüdür.

Genomumuzun büyük bir kısmının diğer hayvanlarla benzer işlevleri yerine getirdiği bilinmektedir. Örneğin, 2009 yılında Science dergisinde yayınlanan bir rapora göre, evcilleştirilmiş sığırların genlerinin yaklaşık olarak %80'i insanlarla paylaşıyor.

Kediler, düşündüğümüzden daha çok bize benzer. 2007 yılında yapılan bir araştırma, Habeş ev kedisi genlerinin yaklaşık olarak %90'ının insanlara benzediğini buldu.

Tavuklar, tüylü vücut yapılarına rağmen insan genine yaklaşık olarak %60 oranında benzer genlere sahiptir.

cute-g66332eaad_1280

Protein kodlayan genler açısından fareler, insanlara yaklaşık %85 oranında benzerlik gösterir. Kodlamayan genler için ise bu oran yaklaşık olarak %50'dir. Ulusal İnsan Genom Araştırma Enstitüsü, bu benzerliği yaklaşık olarak 80 milyon yıl öncesine dayanan ortak bir ataya bağlamaktadır.

2005 yılında yapılan bir araştırma, şempanzelerin, yaşayan en yakın evrimsel akrabalarımız olarak, insanlara genetik olarak yaklaşık %96 oranında benzediğini bulmuştur.

Böceklerin DNA'sına gelince, insanlarla biraz daha az ortak noktaları bulunmaktadır. Örneğin, meyve sinekleri, insanlarla hastalığa neden olan genlerin %61'ini paylaşır.

Kaynak: Business Insider, Science dergisi, Ulusal İnsan Genomu Araştırma Enstitüsü

Muhabir: Elif Erbay