Uyuşturucu soruşturması çerçevesinde gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile ilgili yeni ayrıntılar kamuoyuna yansımaya devam ediyor. Bu kez tartışmaların odağında, soruşturmadan aylar önce kurum içinde yaşandığı öne sürülen gelişmeler var.
TACİZ İDDİALARI DAHA ÖNCE KURUM İÇİNE TAŞINMIŞ
İddialara göre, Mehmet Akif Ersoy hakkında bazı spikerler tarafından dile getirilen taciz iddiaları, soruşturmadan çok önce Habertürk İnsan Kaynakları Birimi’ne iletildi. Ancak bu başvuruların, çalışanlar açısından somut bir karşılık bulmadığı ve etkili bir inceleme sürecine dönüşmediği öne sürüldü.
Bu süreçte yaşananların, dönemin Can Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olan Kenan Tekdağ’a da aktarıldığı iddia edildi.
KENAN TEKDAĞ İMZALI KURUM İÇİ DUYURU
İddiaların ardından, 6 Ağustos 2025 tarihinde Kenan Tekdağ imzasıyla kurum içinde bir duyuru yayımlandığı belirtildi. Söz konusu duyuruda, Mehmet Akif Ersoy hakkında dile getirilen iddiaların “uydurma ve karalama amaçlı dedikodular” olarak nitelendirildiği, görevden alınacağı yönündeki söylentilerin ise gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
Duyuruda, iddiaların içeriğine ilişkin herhangi bir inceleme, denetim ya da soruşturma sürecine yer verilmemesi dikkat çekti.
“İŞTEN ÇIKARMA” İFADESİ DİKKAT ÇEKTİ
Kurum içi metinde en çok tartışma yaratan bölüm ise, bu iddiaları gündeme getiren çalışanlara yönelik ifadeler oldu. Duyuruda, söz konusu konuları dile getirenler hakkında: Tazminatsız işten çıkarma dahil gerekli işlemlerin yapılacağı ifadesinin yer aldığı öne sürüldü. Bu dilin, çalışanlar üzerinde baskı ve gözdağı oluşturduğu yorumları yapıldı.
“ÜZERİ ÖRTÜLMEYE ÇALIŞILDI” İDDİASI
Ortaya çıkan bu duyurunun, Mehmet Akif Ersoy hakkında sonradan gündeme gelen iddiaların yönetim bilgisi dahilinde olduğu yönündeki tartışmaları güçlendirdiği belirtiliyor. Bazı değerlendirmelere göre, yaşananların kurum içinde açık şekilde ele alınması yerine, çalışanları susturmaya yönelik bir yöntem tercih edildi.
Soruşturma dosyasıyla birlikte geçmişte yaşandığı öne sürülen bu gelişmeler, yalnızca bireysel bir dosyanın değil, kurumsal yönetim anlayışının da yeniden tartışılmasına neden oldu.





