İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, "mekan kurşunlama" ve "yağma" suçlarını işlediği öne sürülen, elebaşının yurt dışında bulunduğu belirlenen suç örgütüne ilişkin iddianame tamamlandı. İddianamede 44 kişi müşteki, 32'si tutuklu, 8'i firari olmak üzere toplam 48 kişi ise şüpheli olarak yer aldı.
İddianamede, Nişantaşı'ndaki abiye mağazası, Etiler'deki gece kulübü, Bebek'teki ocakbaşı ve Okmeydanı'ndaki inşaat şirketinin de aralarında bulunduğu birçok iş yerine yönelik kurşunlama ve yağma girişimleri dahil toplam 17 eylem sıralandı.
SİSTEMATİK TEHDİT VE YILDIRMA YÖNTEMİ
Savcılığın tespitlerine göre örgüt mensupları, mağdurlarla iletişime geçerken kendilerini doğrudan örgüt elebaşı adına tanıttı. Ekonomik menfaat sağlamak amacıyla sistematik tehditlerde bulunan şüphelilerin, taleplerinin karşılanmaması halinde mağdurların aile bireylerini ve yakınlarını hedef aldığı belirtildi.
İddianamede, mağdurlara gönderilen mesajlarda örgüt elebaşının adının sıkça kullanıldığı, geçmişteki silahlı saldırılara atıf yapılarak korku oluşturulmasının amaçlandığı, bunun bireysel tehditten öte örgütsel yıldırma stratejisinin parçası olduğu vurgulandı.
Şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üyelik", "resmi belgede sahtecilik", "mala zarar verme", "silahla tehdit", "nitelikli yağmaya teşebbüs" ve "ruhsatsız silah bulundurma" gibi suçlardan 4 yıldan 44 yıl 9 aya kadar değişen hapis cezaları talep edildi.
ŞÜPHELİ: PARA İÇİN KURŞUNLAMA YAPTIM
Şüpheli E.S., arkadaşının aracılığıyla firari şüpheli Diyar Altunkaynak ile tanıştığını ve onun yönlendirmesiyle örgüte dahil olduğunu anlattı.
İfadesinde para karşılığında iş yeri ve ikamet kurşunladığını, aylık gelirinin 2 ila 3 milyon lira arasında olduğunu öne süren E.S., eylem talimatlarını kimliklerini bilmediği kişilerden aldığını söyledi. Kullanması için gönderilen telefon hatlarını talimat üzerine kırdığını, bazı saldırılar karşılığında yüz binlerce lira aldığını ancak hedeflerin neden seçildiğini bilmediğini savundu.
'AİLEMLE TEHDİT EDİLDİM' İDDİASI
E.S., bazı eylemleri ölüm ve aile fertlerine yönelik tehditler nedeniyle gerçekleştirdiğini ileri sürdü. Örgüt elebaşının talimatlarını yerine getirmemesi halinde öldürüleceğinin söylendiğini iddia eden şüpheli, bir olayda para almadığını, yalnızca ailesine zarar verileceği korkusuyla hareket ettiğini öne sürdü.
Kendisine gönderilen kişinin öldürülmesi yönünde talimat verildiğini ancak bunu gerçekleştirmeyi düşünmediğini söyleyen E.S., kullandığı silahı olayın ardından denize attığını belirterek pişman olduğunu ifade etti.
18 YAŞINDAN KÜÇÜK ŞÜPHELİ: KORKTUĞUM İÇİN YAPTIM
Tutuklu çocuk şüphelilerden C.A. ise müştekiyi tanımadığını ve örgütle bağlantısı bulunmadığını savundu. Adem Aca isimli kişinin tehditleri nedeniyle olay yerine gitmek zorunda kaldığını öne süren C.A., para almadığını, korktuğu için suça karıştığını ve pişman olduğunu söyledi.
TİKTOK LİNKİNDEN TELEGRAM GRUBUNA KATILDIĞINI ANLATTI
18 yaşından küçük şüpheli S.Y., "dayı" olarak tanıdığı kişiyle TikTok'ta tıkladığı bir bağlantı üzerinden yönlendirildiği Telegram'da tanıştığını iddia etti.
Telegram gruplarında yasa dışı ticaret ve banka hesabı kiralama gibi paylaşımlar gördüğünü belirten S.Y., motosikletle ilgili işleri de bu kişiden aldığı talimatlarla yaptığını, örgütte başka kimseyi tanımadığını söyledi.
'TETİKÇİ' GRUBUNDAN İŞ ALDIĞINI ÖNE SÜRDÜ
Şüpheli Y.E.B. ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek, maddi sıkıntılar nedeniyle Telegram'da dolaşırken "Türkiye Tetikçi Grubu" ve "Tetikçi Türkiye" isimli gruplara katıldığını anlattı.
Burada yapılan bir "paralı iş" ilanına yanıt verdiğini söyleyen Y.E.B., işin yasa dışı olduğunu bildiğini ancak verilen talimatı yerine getirdiğini, vaat edilen 50 bin lirayı ise alamadığını iddia etti.





