Mineraller, kasların düzenli çalışmasından bağışıklık sisteminin desteklenmesine kadar pek çok hayati fonksiyonda rol oynuyor. Kalsiyum, magnezyum, potasyum ve sodyum gibi temel minerallerin yetersiz alınması durumunda yorgunluk, dikkat eksikliği ve kas krampları ortaya çıkabiliyor. Uzun süreli açlıkta bu dengenin korunması ise doğru beslenme planıyla mümkün oluyor.

İç Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Lala Alızade, oruç sürecinde mineral dengesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek “Gün boyunca süren açlık ve sıvı kaybı özellikle sıcak havalarda mineral kaybını artırabilir. Bu durum halsizlik, baş dönmesi ve kas krampları gibi belirtilerle kendini gösterebilir” dedi.

UZUN SÜRELİ AÇLIK VÜCUDU NASIL ETKİLİYOR?

Gün içinde alınamayan sıvı ve besinler, akşam saatlerinde hızlı ve kontrolsüz tüketildiğinde metabolizma üzerinde ani yük oluşturabiliyor. Uzun süreli açlığın ardından yapılan ani beslenme bazı kişilerde kan şekeri dalgalanmalarına yol açıyor.

“İftarda yüksek glisemik indeksli karbonhidratların hızlı şekilde tüketilmesi çarpıntı, terleme ve baş dönmesine neden olabilir” diyen Uzm. Dr. Alızade, özellikle rafine şeker içeren besinlerin dikkatli tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Aşırı tuz tüketimi de mineral dengesini olumsuz etkileyen faktörler arasında yer alıyor. İftar sırasında fazla tuzlu besinlerin tercih edilmesi kalp hızında artışa ve tansiyon yükselmesine neden olabiliyor.

RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI

Özellikle hipertansiyon, diyabet ve koroner arter hastalığı bulunan bireylerde ani beslenme hataları daha ciddi klinik tablolar oluşturabiliyor. Safra taşı olan kişilerde ise uzun süreli açlık sonrası ağır ve yağlı yemekler şikayetleri tetikleyebiliyor.

“Hipertansiyon ve diyabet hastalarının iftar ve sahur planlamasını mutlaka hekim kontrolünde yapması gerekir” diyen Uzm. Dr. Alızade, kronik hastalığı bulunan bireylerin oruç sürecinde daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini ifade ediyor.

MİNERAL DENGESİNİ KORUMAK İÇİN 5 ÖNEMLİ NOKTA

Uzun süreli açlıkta mineral kaybını azaltmak ve metabolik dengeyi korumak için bazı temel kurallara dikkat edilmesi gerekiyor:

  • İftara su ve hafif besinlerle başlanmalı
  • Yüksek şeker içeren gıdalar hızlı ve fazla miktarda tüketilmemeli
  • Aşırı tuzlu ve işlenmiş besinlerden kaçınılmalı
  • Sahur öğünü atlanmamalı
  • İftar ile sahur arasında yeterli sıvı alımı sağlanmalı

“Sahur öğünü mineral dengesinin korunmasında kritik rol oynar” diyen Uzm. Dr. Lala Alızade, özellikle süt ve süt ürünleri, sebzeler, meyveler ve tam tahılların dengeli şekilde tüketilmesinin önemine dikkat çekiyor.

KONTROLSÜZ BESLENME CİDDİ SONUÇLAR DOĞURABİLİR

Uzun süre aç kaldıktan sonra hızlı ve büyük porsiyonlarla yemek tüketmenin sindirim sistemini zorladığını belirten Uzm. Dr. Alızade, “Ani ve kontrolsüz beslenme yalnızca mide problemlerine değil, tansiyon yükselmesine ve kalp hızında artışa da neden olabilir” uyarısında bulunuyor.

Dengeli bir iftar planı ve yeterli sıvı alımı hem mineral kaybını azaltıyor hem de gün içindeki yorgunluk şikayetlerinin önüne geçiyor. Özellikle yaz aylarına denk gelen Ramazan dönemlerinde sıvı ve elektrolit dengesine daha fazla özen gösterilmesi gerekiyor.

Çakmak Erdem Hastanesi’nden İç Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Lala Alızade, oruç sürecinin bilinçli planlandığında sağlıklı şekilde geçirilebileceğini vurgulayarak şu mesajı paylaşıyor: “Oruç tutan bireyler vücutlarının verdiği sinyalleri dikkate almalı. Sürekli halsizlik, çarpıntı ya da baş dönmesi yaşayan kişilerin mutlaka bir uzmana başvurması gerekir. Doğru beslenme planı ile mineral dengesi korunabilir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ