Araştırma şirketi MetroPOLL 2025 sonu itibariyle aldığı verilerden oluşturduğu "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, ülkemizde halkın ruh halinin kötüye gittiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Seçmenlerin neredeyse yarısı ise "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alıyor, üstelik gençlerin çoğu ülkeden gitme içinde...
EN ÇOK KADINLAR, GENÇLER VE İŞSİZLER YORGUN
Raporun ortaya koyduğu en çarpıcı veri ise Türkiye'nin 100 üzerinden 59 puanla "yüksek tükenmişlik" seviyesinde yer alması oldu. Araştırmaya katılanların yüzde 61'i, günlük yaşamını belirgin bir duygusal yorgunluk, gündem baskısı ve gelecek kaygısı ile sürdürdüğünü ifade etti. Tükenmişliğin en yoğun hissedildiği kesimlerin; kadınlar, gençler, işsizler ve öğrenciler olduğu açıklandı. Kadınların üçte ikisinin (%66) yüksek tükenmişlik yaşaması, iş ve bakım yükünün yarattığı baskının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Son bir yıl içinde her iki kişiden biri (%44,3) psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu söylerken bunun için profesyonel desteğe başvuranların oranı yüzde 2'de kaldı. Bunun yerine vatandaşların yüzde 70'i zor zamanlarda ailesine sığındığını belirtti.
TOPLUMUN YARISINDAN ÇOĞU KURUMLARA GÜVENMİYOR
Araştırmaya göre toplum, yakın çevresine orta düzeyde güvenirken (50 puan), tanımadığı kişilere neredeyse hiç güvenmiyor (18 puan). Kurumlara güven ise 39 puanla sınırlı kaldı. Seçmen profilleri üzerinden yapılan analizde, toplumun yüzde 45'inin "Her yere güvensizler" grubunda olduğu görüldü. Bu grup ne devlete, ne kurumlara ne de diğer insanlara güveniyor. Özellikle muhalefet seçmeninin (CHP, İYİ Parti, DEM Parti) büyük kısmı bu kitleyi oluşturuyor. İktidar seçmeni ise daha çok "Kuruma yaslananlar" (Devlet çözer diyenler) grubunda yer alıyor.
HABERLERE BAKASIMIZ KALMADI
Öte yandan ülkede her iki kişiden biri (%55), ülke gündemini takip etmenin kendisini "fazla" ya da "çok fazla" bunalttığını ifade etti. Toplumu en çok yoran haber başlıklarında sıralaması ise şöyle: Suç ve şiddet olayları (%29), siyaset (%21), ekonomi (%19), toplumsal/ahlaki çürüme (%18).





