Sosyal medyada karşılaşılan içerikler, ruh sağlığına dair farkındalığı artırırken aynı zamanda ciddi bir yanlış yönlendirme riskini de beraberinde getiriyor. Özellikle birkaç soruluk testler ve kısa videolar üzerinden yapılan çıkarımlar, birçok kişinin kendini tanımlama biçimini etkiliyor.
ŞOK gazetesine konuşan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Pelin Taş, bu konuda önemli uyarılarda bulundu.
Sosyal medyada insanlar bir takım testlerle kolayca tanılar koyabiliyor. Bu ne kadar doğru?
Hiçbir psikiyatrik tanı kısa videolar veya internet testleriyle konulamaz. Psikiyatristler tarafından uluslararası tanı sistemlerine göre değerlendirilir. Yalnızca belirtilerin varlığı değil; süresi, şiddeti ve kişinin günlük yaşamını ne kadar etkilediği de dikkate alınır
Dikkat dağınıklığı DEHB anlamına mı geliyor?
Günlük hayatta dikkat dağınıklığı, unutkanlık veya sıkılma hissi yaşayan birçok kişi bu belirtileri Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ile ilişkilendiriyor. Modern yaşamın sürekli dijital uyaranları dikkat süresini kısaltabilir. DEHB ise yalnızca ara sıra unutkanlık veya sıkılma değil; günlük yaşamı ciddi biçimde etkileyen ve sürekli dikkat sorunlarıyla kendini gösteren klinik bir tanıdır.

GÜNLÜK İŞLEVLERİ ETKİLİYOR
Peki, her kaygı anksiyete bozukluğu mudur?
Kesinlikle değil. Kaygı, normal ve sağlıklı bir uyarıdır. Sınav öncesi heyecan veya toplantı stresi sağlıklı bir tepkidir. Anksiyete bozukluğu ise kaygının aşırı, kontrol edilemez ve uzun süreli olduğu durumları kapsar. Çarpıntı, nefes darlığı, mide bulantısı ve kas gerginliği eşlik edebilir ve günlük işlevleri ciddi şekilde etkiler.
CANIM SIKILDI, ÜZGÜNÜM DEMEK DEĞİLDİR
Sürekli üzgün hissediyorum. Depresyona mı girdim?
Hayır. Üzüntü ve moral bozukluğu normaldir. Klinik depresyon ise en az iki hafta süren çökkünlük, enerji kaybı, ilgi kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri ile karakterizedir. Depresyon kişinin yaşam enerjisini ve işlevselliğini ciddi şekilde azaltır; sadece “canım sıkıldı, üzgünüm” demek değildir.
Bipolar bozukluk nedir?
Bipolar bozukluk belirli klinik dönemlerle karakterize bir hastalık. Depresyon dönemlerinin yanı sıra mani veya hipomani dönemleri de görülür. Mani dönemlerinde günler hatta haftalar süren az uyku ihtiyacı, aşırı enerji, taşkınlık, hızlı konuşma, düşüncelerin hızlanması, kontrolsüz para harcama gibi belirtiler ortaya çıkar. Tek başına duygusal iniş çıkışlar yaşamak bipolar bozukluk anlamına gelmez.
SIKÇA YANLIŞ ANLAŞILIYOR
Borderline ve diğer kişilik bozuklukları da sıkça yanlış yorumlanıyor. Açabilir misiniz?
Sosyal medyada en çok kullanılan etiketlerden biri de borderline kişilik bozukluğu. Bu bozukluğun yoğun terk edilme korkusu, kimlik karmaşası, ilişkilerde aşırı iniş çıkışlar ve dürtüsel davranışlarla karakterizedir. Ancak ilişkilerde yoğun duygular yaşamak ya da hassas bir yapıya sahip olmak tek başına borderline anlamına gelmez.
Tanı için bu örüntünün erken erişkinlikten itibaren devam etmesi ve kişinin yaşamının birçok alanında ciddi sorunlara yol açması gerekiyor. Benzer şekilde içe dönüklük ile şizoid kişilik bozukluğu da sıklıkla karıştırılabiliyor. Yalnız kalmayı sevmek bir kişilik özelliği olarak kabul edilirken, şizoid kişilik bozukluğunda sosyal ilişkilerden belirgin kopukluk ve duygusal ifadenin sınırlılığı görülüyor.
Online testler ile tanı konulabilir mi?
Psikolojik testler değerlendirme sürecinde yardımcı araçlardır ancak tek başına tanı koydurmaz. Tanı mutlaka klinik görüşme ve uzman değerlendirmesi ile konur.
Ne zaman uzmana başvurmak gerekir?
Belirtiler haftalarca sürüyorsa, günlük yaşam ciddi şekilde etkilenmişse, uyku ve iştah değişmişse veya umutsuzluk, kendine zarar düşünceleri varsa mutlaka uzmana başvurulmalıdır. Erken başvuru, tedavi sürecini daha sağlıklı ve kısa kılar.
Son mesajınız nedir?
İnsanlar artık ruh sağlığı hakkında daha çok konuşuyor ve yardım arıyor. Bu çok olumlu bir gelişme. Ancak her duyguya hastalık etiketi yapıştırmak doğru değil. Ruh sağlığında ince bir çizgi vardır: farkındalık iyileştirir, abartı ise gereksiz kaygı yaratır.





