ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray aracılığıyla Kongre’ye gönderdiği resmi mektup, İran politikasıyla ilgili çelişkili ifadeleri nedeniyle dikkat çekti. Mektupta bir yandan “savaşın sona erdiği” belirtilirken, diğer yandan İran’ın hâlâ tehdit oluşturduğunun vurgulanması tartışmalara yol açtı.

MEKTUPTA DİKKAT ÇEKEN ÇELİŞKİ!

Beyaz Saray’ın Kongre’ye ilettiği yazıda, İran ile düşmanlığın sona erdiği ifade edilerek yeni bir savaş yetkisine ihtiyaç duyulmadığı bildirildi. Ancak aynı metinde, İran’ın ABD ve askeri unsurlar için tehdit oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Trump’ın mektubunda yer alan bu iki farklı mesaj, kamuoyunda “çelişkili bir tutum” olarak yorumlandı.

60 GÜN İÇİNDE ONAY ALMALI

Mektubun, ABD’de savaş yetkilerini düzenleyen 1973 tarihli Savaş Yetkileri Kararı kapsamında kritik bir zaman diliminde gönderildiği belirtildi.

Söz konusu düzenlemeye göre, başkanın askeri operasyon başlatmasının ardından 60 gün içinde Kongre’den onay alması gerekiyor. Trump yönetiminin bu mektupla birlikte, söz konusu yükümlülüğü tartışmaya açtığı değerlendiriliyor.

ABD MEDYASINDAN YORUM GELDİ

ABD basınında yer alan değerlendirmelerde, mektubun Trump’ın İran’a yönelik daha önce başlattığı askeri operasyonlara ilişkin anayasal tartışmaları bertaraf etme amacı taşıdığı öne sürüldü. Özellikle Orta Doğu’da ABD askerlerinin ve savaş gemilerinin konuşlu olduğu bir dönemde gelen bu açıklama, belirsizliği daha da artırdı.

“MÜZAKERELER İSTENEN NOKTADA DEĞİL”

Trump, Beyaz Saray’dan Florida’ya hareket etmeden önce yaptığı açıklamada İran ile yürütülen görüşmelere de değindi.

ABD Başkanı, “İran müzakereleri şu anda istenen noktaya gitmiyor” diyerek süreçten memnun olmadığını açıkça dile getirdi.

Gönderilen mektup ve yapılan açıklamalar, ABD’nin İran politikasında hem askeri hem de diplomatik alanda net bir yön çizilemediği yorumlarına neden olurken, önümüzdeki süreçte Kongre ile Beyaz Saray arasındaki yetki tartışmalarının yeniden alevlenebileceği değerlendiriliyor.

Muhabir: Hilal Sina Deniz